Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
İstinaf dilekçesi incelendiğinde sadece o yer Cumhuriyet Savcılığınca yapıldığı ve içeriğinin suç tarihinde 18 yaşından küçük olan ve soruşturmanın ayrı yürütülmesi gereken SSÇ M... B... hakkında yaşı büyük diğer sanıklarla birlikte soruşturma yapıldığı ve aynı iddianame ile dava açıldığı , mahkemesince de kovuşturmanın birlikte yürütüldüğü, bu durumun kanuna aykırılık teşkil ettiği için kararın bozulmasının talep edildiği görülmüştür.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, hakaret suçundan yapılan değerlendirme sonucunda verilen beraatlerin kanaatlerinin yerinde olduğu,
Suça sürüklenen çocuk M...'nın suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu içinde bulunmasına, diğer sanıkların ise yaşlarının büyük olmasına rağmen, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 17/1. maddesinde “Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi halinde soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma birlikte yürütülerek aynı iddianamede kamu davası açılması kovuşturma aşamasında davaların birleştirilmesi olanağı ve yine kovuşturma aşamasında sanığın 18 yaşından büyük olduğu da dikkate alınarak bu durum sonuca etkili görülmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla;
İncelenen hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı Tuğba DURGUN'un ileri sürdüğü istinaf itirazı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için sanığa tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)