Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
CMK nın 231. Maddesinin 11. Fıkrası incelendiğinde "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" dendiği, madde metnine göre denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesinde mahkemesince sadece hükmün açıklanmasıyla yetinileceği, eğer sanık hakkında CMK nın 231/8 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte sanık denetime tabi tutulmuş ve bazı yükümlülüklerde verilmişse bu yükümlülüklere aykırı davranıldığı için hüküm açıklanmış sa mahkeme ancak bu durum da " kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" dendiği, dosyamızda ise sadece sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği için hükmün açıklandığı, bundan dolayıdır ki " 5271 Sayılı yasanın 231/11 maddesi uyarınca geri bırakılan hüküm açıklanırken mahkeme tekrar işin esasına giremeyeceği, delil değerlendirmesi ile suçun hukuki nitelendirmesini yapamayacağı, sadece usul hükümleri çerçevesinde hükmü açıklamakla yetinmesi gerekirken, verilen hapis cezasını para cezasına çevirdiği, bunun hukuka aykırı olduğu, fakat dosyada aleyhe istinaf olmadığı, bu durumun sanık lehine kazanılmış hak olarak kabul edilmesi gerektiğinden eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Bunun haricinde soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, ilk derece mahkemesinin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği,
Yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla;
İncelenen hükme yönelik sanık A..S...'nun ileri sürdüğü istinaf itirazı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin kararın bir suretinin yerel mahkemesince bilgi için sanığa tebliğine,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 19/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)