HÜKÜM: 3.000,00 TL manevi tazminatın 09/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile dava tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığına dava türünün "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" olarak yazılması gerekirken "Manevi Tazminat" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Davacı …… koruma tedbirleri nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkin kurulan hüküm yönünden;
Davalı vekilinin katılma yoluyla vermiş olduğu istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesi kararını, "verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, gerekli detaylı araştırmanın yapılmadığını, manevi zarar talebi için gerekli unsurların oluşmadığını, manevi tazminatın hayatın olağan akışına aykırı mahiyette fahiş olduğunu" belirterek istinaf talebinde bulunduğu,
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararını, "müvekkilin çekmiş olduğu acı ve ıstıraplar ile bundan sonra da ömür boyu sürecek ruhsal çöküntüye karşılık olarak mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı müvekkili tatmin edecek miktarda olmadığı gibi hakkaniyet ilkesine de aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarı hükmedilirken günümüz ekonomik koşulları, paranın alım gücündeki düşüş, yaşanan olayın müvekkil üzerindeki etkisinin göz önüne alınmadığını, müvekkilinin haksız koruma tedbirleri nedeniyle bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi ve duygusal olarak tatmin edilmesi gerektiğini" belirterek istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece manevi tazminata hükmedilirken nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altında ve tutuklulukta geçen toplam süreler, olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması kanuna aykırılık oluşturduğu anlaşılmıştır.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/1-b-2 maddesine göre de; davanın esası ile ilgili olarak "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmü gereğince Dairemiz tarafından duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
5271 Sayılı CMK Kanunun 280/1-d ve 303/1-f-h maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklikler olduğundan, istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının;
Manevi tazminata ilişkin (1) nolu bendinde yazılı "3.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "2.500 TL" ibaresinin getirilmesi suretiyle CMK'nın 280/1-d ve 280/1 (a) madde delaletiyle CMK 303/1-f-h maddeleri ile 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURULARININ DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili ve davalı vekiline tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Manevi tazminatın davalı ve davacı açısından hüküm altına alınan ve red edilen miktarlar nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)