Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından yapılan incelemede;
Sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dairemiz tarafından dosyanın yapılan incelemesinde infaz dosyası aslının veya onaylı örneğinin bulunmadığının tespit edilmesi üzerine bahsi geçen infaz dosyasının (Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/2-4433 ilam sayılı) işi bittiğinde iade edilmek üzere aslı getirtilerek dosya arasına alınmıştır.
Sanığın, Trabzon İnfaz Hakimliği'nin 21/02/2018 tarih ve 2018/335-314 E-K sayılı ilamı ile cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair karar verilerek tahliye edildiği, belirtilen kararın uygulanması sırasında sanığın yükümlülüklere uymaması nedeniyle Trabzon İnfaz Hakimliği'nin 04/06/2018 tarih ve 2018/919 E, 2018/852 K sayılı ilamı ile kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair karar verilmesi sonrasında sanığın en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına yasal süresi içerisinde teslim olmamasından bahisle İlk Derece Mahkemesi tarafından TCK'nın 292. Maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadesine dair Trabzon İnfaz Hakimliği'nin 04/06/2018 tarih ve 2018/919 E, 2018/852 K sayılı kararı sanığa tebliğ edilmiş ise de, bahsi geçen kararın sanığın kapalı ceza infaz kurumuna teslim şekli ve süresi hususunda herhangi bir açıklık ve ihtar içermediği, bu hususta Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.09.2017 tarih ve 2017/14077 Esas 2017/9259 sayılı ile 06.07.2017 tarih ve 2017/9383 esas 2017/8865 sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A-8. maddesi delaletiyle TCK'nın 292/1 maddesinde tanımlanan hükümlünün kaçması suçunun oluşabilmesi için, "sanığın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadesine dair İnfaz Hakimliğince verilen söz konusu kararın teslim şekli ve süresi hususunda herhangi bir açıklık ve ihtar da içermediği gözetilerek, sanığın kararın kesinleşeceği tarihi ve dolayısıyla en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiği tarihi bilmesi mümkün olmadığından, müsnet suçun unsurlarının oluşabilmesi için infazı takiple görevli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığa "2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine" dair ihtar içeren bir ihtarnamenin tebliğ edilmesinin gerektiği, bu yönde bir tebligat yapılmamışsa müsnet suçun unsurlarının oluşmayacağı"; bu hususun tespiti için Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkeremize verilen 26/06/2020 tarihli cevapta bu şekilde bir tebligat çıkarılmadığının belirtildiği ve infaz dosyasında da bu yönde başka bir tebligata rastlanılmadığı anlaşıldığından, bu haliyle müsnet suçun unsurlarının oluşmadığı ve araştırılacak başka bir husus bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu gerekçelerle; olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Trabzon 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin sanık …. hakkındaki 18/02/2020 tarih ve 2019/442 E, 2020/124 K sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
2-Sanık ….. hakkında Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,
3-Yargılama giderlerinin hazine üzerine bırakılmasına,
CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddeleri uyarınca hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5271 sayılı CMK'nın 286. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi gereğince KESİN olmak üzere 13/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)