Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile dava tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesi tarafından Davacının talebi üzerine açılan dava neticesinde Davacıya maddi ve manevi tazminatın ödenmesine dair karar verildiği,
Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararını "verilen kararın gerekli detaylı araştırma yapılmaksızın verildiği, manevi tazminata hükmedilmesinin olağan akışa uygun olmadığını, tazminat hakkı doğuran nedenlerin arasında sayılan şartlara uymadığını, davacının iddia ettiği zararın oluşmadığının' bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararını "yerel mahkemenin davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini için anayasa güvencesi altında olayın ele alınmadığını, anayasanın 2. maddesinde belirtildiği üzere hukuk devleti ilkesinden bağımsız atılı suç şüphesi yönünden davacının uğramış olduğu haksız suçlamaya bağlı olarak devletimizin göstermiş olduğu hukuki refleksin mahkemelerin denetiminde hukuka uygunluğunun sonucu olarak uğranılmış olan maddi ve manevi zararın tespitinde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hukuki dayanaktan yoksun karara hükmedilmesinin hukuken kabul edilebilir olmadığının" belirtilerek istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
1-) Dairemiz tarafından istinaf incelemesi neticesinde yazılan müzekkerelere ilgili kurumlar tarafından verilen cevap dilekçelerinin içerikleri de dikkate alındığında davacının gerçek maddi zararının belirlenmesi bakımından; SGK kayıtları, çalıştığı ücret bordrolarının getirtilerek, iş aktinin gözaltına alınması-tutuklanması nedeniyle mi fesh edildiği de belirlenerek davacının fiilen çalışsaydı ikramiye ve sosyal ödemeler de dahil olmak üzere davacıya ne kadar ücret ödeneceği, buna karşın davacıya ikramiye ve sosyal ödemeler de dahil ne kadar ücret ödendiği dolayısıyla davacının tutuklu-gözaltında kalması nedeniyle eksik ödenen ücret miktarının ilgili iş yerinden sorulup ilgili belgeler de dosya içerisine alınarak davacının gelir kaybının tereddüde mahal vermeyecek şekilde gerekirse bilirkişi raporu da alınarak tespit edilmemesi ve davacının aylık maddi zararın ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi resmi bir belgeyle ispatlanamaması veya aylık net asgari ücret miktarından düşük olması halinde ise, davacının vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklu- gözaltında kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan hesaplanacak miktarın maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
2-) Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının tutuklanmadan önce dava dilekçesinde belirtilen şekilde işçi statüsünde çalışıp çalışmadığı da tespit edildikten sonra sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı hakkında belirtilen ölçütlere uymayacak miktarda manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmıştır.
Usul ve kanuna aykırı olup, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davalarının Ceza Davası yanında Hukuk Davası özelliği gösterip HMK'nun hükümlerinin de uygulandığı gözönüne alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gösterilen sebeplerle;
1-İstinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kabulü ile, CMK'nın 280/1-d ve 289/1-d maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
2-Yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 13/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)