(5271 S. K. m. 142, 286)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla;
Başvuruların süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı vekilinin eksik araştırma neticesinde karar verildiğine ve sair ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak: davacı ve davalının manevi tazminat talebi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminatın belirlenmesinde nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre vb. hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar elde edeceği parasal değer dikkate alınıp hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir tazminat verilmesi gerektiği, davacının tutuklulukta kaldığı süre de nazara alınarak hükmedilen 25.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu, hak ve nesafet ilkeleri dahilinde azaltılması gerektiği anlaşılmakla, davacı lehine hükmedilen 25.000,00 TL manevi tazminatın Yargıtay kararları doğrultusunda 20.000,00 TL olarak düzeltilmesi suretiyle,
Vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede;
5271 sayılı CMK nın 142/9 maddesiyle getirilen düzenleme dahilinde hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları toplamı üzerinden verilecek vekalet ücretinin üst sınırının Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen işler, alt sınırının Sulh Ceza Mahkemesinde takip edilen işler için öngörülen maktu avukatlık ücreti sınırları dahilinde belirleneceği, bu iki değer arasında kalan avukatlık ücretinin ise nispi olarak tespit edileceği görülmekle, önceden belirlenen vekalet ücret hesabının sehven % 12 üzerinden yapıldığı ve yeni belirlenen tazminat miktarı toplamı olan 20.000,00 TL 'nin 2020 yılı için %15' sine denk gelecek şekilde davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinde de sonucun değişmediği anlaşılmıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla usul ve yasaya uygun olan hükme karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
Davalı yönünden 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, davacı yönünden ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 14.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)