Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 19.Ceza Dairesinin 2015/35274 Esas ve 2016/14498 Karar sayılı ilamında "...Sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunan alana, ... üç adet ... baraka yaparak üzerine atılı işgal ve faydalanma suçunu işlediği sabit olduğu halde mahkumiyeti yerine sürekli yerleşme kastı ile hareket etmediği gerekçesi ile beraatine karar verilmesi..." belirtildiği üzere;
İstinaf incelemesine konu somut olayda;
Orman muhafaza memurlarının ….. Mahallesi 643 numaralı bölmede yaptıkları kontrol sırasında sanığın koyunlarını barındırmak için 2 adet baraka yaptığını tespit etmeleri üzerine durumu 16/11/2018 tarihli tutanak tanzim edildiği,
Yargılama sırasında orman bilirkişi eşliğinde suça konu yerde yapılar keşif neticesinde alınan 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre suça konu alanın kadastrosu yapılmış 102 ada 1 nolu orman parseli içerisinde kaldığının bildirdiği, Çaykara Orman İşletme Şefliğinin 11/11/2019 tarihli yazı cevabında suça konu 102 ada 1 nolu parselin orman kadastrosu yapıldığı ve 09/02/2009 tarihinde kesinleşmiş olduğu,
Davanın dayanağını oluşturan 6831 sayılı Kanun'un 82. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan 16/11/2018 tarihli suç tutanağı ve bilirkişi raporundaki tespitler nazara alınarak ilk derece mahkemesinin suçun sübutu ve vasıflandırmasında usul ve yasaya aykırı bir yön saptanamadığından istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
İlk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 07/07/2020 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)