Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkeme tarafından sanığın suçunu ikrar etmesi nedeni ile sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesi uyarınca taktiren en üst sınırdan 1/2 oranında indirim yapılmış ise de; tanık ……'nın soruşturma aşamasında olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına alınan beyanları, dosya içerisinde bulunan 15/10/2017 tarihli olay ve yakalama tutanağı, sanık 15/10/2017 tarihinde yakalandığında araçtaki uyuşturucu maddeleri kendiliğinden vermiş ise de, zaten Cumhuriyet Savcısından gecikmesinden sakınca bulunan hal nedeni ile yazılı arama emri olduğundan araçta arama yapılacağı gözönünde bulundurularak sanık hakkında soruşturma aşamasındaki yardımı ile orantılı bir şekilde TCK'nın etkin pişmanlık hükümleri uyarınca indirim yapılması gerekirken ve mahkemenin hükmünde suç duyurusunda bulunduğu …. ile ilgili soruşturma sonucu beklenilerek sonucuna göre indirim oranının bir miktar daha arttırılması gerekirken en üst sınırdan indirim yapılarak sanığın daha az ceza almasına sebebiyet verildiği anlaşılmış ise de; sanık hakkında aleyhe istinaf olmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek bu husus eleştiri konusu yapılmıştır.
Eleştiri konusu yapılan husus dışında sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak: Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/05/2015 tarih ve 2018/6802 soruşturma, 2018/2493 Esas sayılı iddianamesinde ve Cumhuriyet Savcısı'nın esas hakkındaki mütalaasında TCK'nın 188/4-a-b ve TCK'nın 188/5 maddelerinin sanık hakkında uygulanması talebinin bulunmamasına rağmen ilamın hüküm kısmında "Koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 188/4-a-b ve 188/5 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde karar verildiği,
Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığınca hazırlanan 22/11/2017 tarihli raporuna konu şahit numuneler hakkında TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken verilmediği anlaşılmakla;
İlamın hüküm kısmının "Koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 188/4-a-b ve 188/5 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki 2. Maddesinin hükümden ÇIKARTILMASINA,
İlamın hüküm kısmına "Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığınca hazırlanan 22/11/2017 tarihli raporuna konu şahit numunelerin TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca MÜSADERELERİNE" maddesinin eklenmesine,
Hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında CMK 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışı çıkış yasağı şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirinin infaz başlayıncaya kadar DEVAMINA,
Sanık hakkında uygulanmasına karar verilen adli kontrol kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden itibaren, istinaf başvurusundan bulunanlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. CEZA DAİRESİ tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 13.07.2020 tarihi itibari ile oy birliği ile karar verildi. (¤¤)