Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 19.Ceza Dairesinin 14/01/2019 tarih ve 2015/25196 Esas ve 2019/37 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
1-İİK'nın 331. maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanıkların üzerine atılı bulunan İİK'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-Telef ederek
3-Kıymetten düşürerek,
4-Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-Asıl olmayan borçlar ikrar ederek; mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması karşısında,
Somut olayımızda; borçlu sanık ……. Rize İcra Müdürlüğünün 2019/242 esas sayılı takip dosyasından 13/05/2019 tarihinde haciz konulmasından sonra alacaklıyı zarara sokmak kasdıyla ….. Odasına bağlı ....... sicil numaralı … Matbaa ve Gazete ünvanlı işletmesine eşi olan diğer sanık …..'a devrettiğini bildirilerek şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, haciz tutanağı ve kolluk araştırma tutanakları içeriğine göre, devredilen iş yeri adresinde haczi kabil ve ekonomik kıymeti bulunan herhangi bir menkul eşyanın tespit edilemediği, borçlu şirketin defter ve kayıtlarının da temin edilememesi nedeniyle suç unsurlarının tespiti bakımından defterler üzerinde de bir inceleme yapılamadığı, söz konusu işletmenin taraflar arasında devredilmesinin tek başına bu suçun sübutu için yeterli gelmeyeceği, dolayısıyla sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden ilk derece mahkemesince verilmiş olan beraat kararlarının sonucu itibariyle isabetli ve yerinde olduğu kanaatine varılmış, sonuç olarak istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesinin sanıkların ayrı ayrı beraatine dair kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 07.07.2020 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)