Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar ...... ve ...... hakkında 5411 sayılı yasanın 160/1 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükümlerine vaki istinaf incelemesi neticesinde:
Sanıklar ...... ve ......'nun Kobi-Portföy yöneticisi ünvanıyla ...... Bankası Mumhane Şubesinde çalıştıkları, 13/10/2015-29/06/2018 tarihleri arasında şubeye para çekme- hesap açma-kredi kullanma gibi sebeplerle müracaat eden 38 müşteriden, bu konuda müşterilerin talebi olmamasına rağmen gerekli bir işlemmiş gibi üzerinde tarih ve miktarı yazmayan 124 adet EFT ve Ödeme talimatı aldıkları, sadece imza kısmı müşterice doldurulan bu EFT ve ödeme emri talimatlarını çeşitli tarihlerde üzerine meblağ ve tarih yazmak suretiyle müşterilerin rızası ve bilgisi olmaksızın kullanarak müşterilerin hesaplarından kendi arkadaşlarının hesaplarına Havale-EFT suretiyle toplamda 265.326,00 TL'yi zimmetlerine geçirdikleri, Bankacılık Kanunu 162/1 gereği soruşturma şartı olan yazılı başvuru niteliğinde ilgili banka ihbarı ve raporu doğrultusunda soruşturma neticesinde açılan kamu davası sonucunda mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de;
Her ne kadar sanıklara yüklenen eylemle ilgili olarak 21/09/2018 tarihli Banka iç denetim birimi tarafından 38/2018 tarihli Kıdemli Müfettiş ...... imzalı inceleme raporu hükme dayanak yapılmış ise de;
Yargıtay kararlarında da istikrarlı bir şekilde de gösterildiği üzere banka zimmetine ilişkin suçun unsurlarının tespiti açısından, aralarında da emekli sayıştay denetçisi de bulunan 3 kişilik bilirkişi heyetinden kovuşturma aşamasında rapor aldırılması gerekli olduğu ancak yargılama konusu eylemde sanıklar hakkında kovuşturma aşamasında herhangi bir bilirkişi heyet raporu alınmadığı göz önüne alındığında,
Dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir emekli sayıştay denetçisi, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyetinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdii ile;
- Her bir sanığın zimmet suçundan eyleminin oluşup oluşmadığı,
- Zimmet suçunun varlığı halinde her bir sanık hakkında zimmetin nitelikli veya basit zimmet olup olmadığı / basit ve nitelikli zimmetin tutarının ne kadar olduğu,
- Sanıklardan herhangi birinin zimmet tutarının soruşturmaya başlamadan önce ödeyip ödemediği / ödemiş ise hangi sanığın hangi tarihte ne miktar ödemede bulunduğu hususunda rapor almasının gerektiği,
- Her bir eylem açısından sanıklar tarafından hazırlandığı iddia edilen işlemlerin ilk bakışta anlaşılmasının mümkün olup olmadığı / banka içi kayıtları ve normal teftişle ortaya çıkmasının mümkün olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyet raporu alınmadığından dosyada yer alan raporun hükme esas alınabilecek ayrıntılı ve denetime el verişli rapor olmadığı, bu nedenle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiği,
Bu itibarla, ileri sürülen istinaf itirazları yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/2.maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 03.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)