Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İstinaf incelemesi için dairemizde bulunan Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/32 Esas 2020/224 Karar sayılı dosyasında bulunan iddianamede sanık hakkında TCK'nın 191/6 maddesi uyarınca iddianame tanzim edildiğinin belirtildiği fakat TCK'nın 191/6 maddesine dayanak gösterilen İspir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/18 Esas 2018/185 Karar sayılı dosyasının istinaf incelemesi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nde olduğu ve henüz kesinleşmediği, kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuş olması nedeni ile sanığın istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek, sair hususlar incelenmeksizin 7188 sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nın 280/1-f. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dair, CMK'nun 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Daire Başkanı K2(N1)'un İspir Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/18 Esas 2018/185 Karar sayılı dosyasının beklenilmesine gerek olmadığı ve davanın esasına girilerek değerlendirilme yapılması gerektiğine ilişkin muhalefetiyle oyçokluğuyla karar verildi. 13/07/2020
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanık K1 hakkında Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/32 Esas 2020/224 Karar sayılı kararıyla uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla 04/03/2020 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiştir. Bu karara karşı sanık istinaf yoluna başvurmuştur.
Dosya içeriği incelendiğinde sanığın ilk kez uyuşturucu madde kullandığına ilişkin soruşturma yapılması nedeniyle İspir Cumhuriyet Savcılığınca sanık hakkında 03/03/2017 tarihli, 2017/11 soruşturma, 2017/2 Karar sayılı kamu davasının ertelenmesine karar verilmiştir. Sanık 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmuş ancak sanığın denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu kullanmak suçunu işlediğinden bahisle İspir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/18 Esası ile kamu davası açılmış ve dosyanın karara çıkması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne istinaf incelemesi için gönderildiği, incelemesinin halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Sanığın bu kez 08/11/2018 tarihinde uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu mahkumiyet kararı istinaf incelemesine konu olan mahkeme kararıdır.
Dairemizce değerlendirilmesi gereken husus; sanığın daha önce kamu davasının ertelenmesi süreci içerisinde uyuşturucu madde kullandığı iddiasına ilişkin olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinde incelemesine devam edilen İspir Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/18 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilip beklenilmeyeceği hususuna ilişkindir.
Uyuşturucu madde kullanımına ilişkin suçları düzenleyen TCK 191 maddesinin 6.fıkrası " dördünce fıkraya göre kamu davası açılmasından sonra birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." düzenlemesini içermektedir.
Bu yasal düzenlemeye istinaden Cumhuriyet Savcılığınca kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonuçunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Yasa koyucu önceki uyuşturucu kullanımına ilişkin hükmün kesinleşmesinin beklenilmesine murad etmiş olsaydı TCK'nın 191/6 maddesindeki düzenleme "kamu davasının açılmasından sonra" şeklinde değil önceki uyuşturucu kullanımına ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra düzenleme yapardı. Oysa kanun koyucu özellikle suçun tekrar işlenmesi halinde kamu davasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğini ve kamu davasının açılması gerektiğini belirtmiştir.
Yasa koyucunun yargılama şartı başka bir dosyanın kesinleşmesine bağlı olan herhangi bir davanın açılmasını öngörmesi genel hukuk ilkelerine aykırıdır. Yasa koyucu herhangi bir yargılama şartı belirtmeksizin kamu davasının açılmasını öngörmüş ise bu kamu davasının da hükme bağlanmasını hedeflemektedir.
Yasa ve yönetmeliklerimizde denetim süresi içerisinde işlenen suça ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmesinin beklenilmesinin gerektiğine ilişkin hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Yasa ve yönetmeliklerimizde yer almayan bir uygulamanın mahkemenizce benimsenmesinin yasal dayanağı yoktur.
Yargıtay kararlarıda benzer niteliktedir.
"..Ödemiş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/222 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 16/09/2015, iddianame tarihinin ise 25/03/2016 olduğu, kanun yararına bozma isteminde olan yargılama konusu ikinci suçun ise iddianamenin düzenlenme tarihinden sonra 06/06/2016 tarihinde işlenilmiş olduğu, Ödemiş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/45 Esas sayılı davasına konu suçun yeni bir suç olduğu ve Ödemiş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/222 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemine konu olan 06/06/2016 tarihli sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı kanunun 191/6.maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken durma kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. " 20.YCD 2019/610 E 2019/6131 K 13/11/2019
"..sanık hakkında UYAP sisteminde yapılan incelemede daha önce 30/10/2014 tarihli suç nedeniyle 17/11/2015 tarihinde verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmiş olması nedeniyle 29/02/2016 tarihli iddianamede dava açıldığının anlaşılması karşısında TCK'nın 191/6 maddesinde yer alan "4.fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra 1.fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda 2.fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki hüküm gereğince kanun yararına bozma talebine konu olan 26/07/2017 tarihli suç bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden dava açılma koşulu bulunduğu anlaşılmış olup mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın durmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan kanun yararına bozma talebi yerindedir." Y10CD 2019/460E 2019/7341K 25/11/2019
Yargıtayın benzer nitelikteki birçok kararı da bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle davanın esasına girilerek değerlendirilme yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, İspir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/18 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayım. 13/07/2020 (¤¤)