Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler. gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıca, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12/02/2015 tarih, 2012/11571 Esas 2015/6689 Karar sayılı "...sanığın üzerinde 06/12/2009 tarihinde 4,7 gram esrar bulunduğu ve bu suç ile ilgili dava açılmadan önce 11/12/2009 tarihinde 3 gram esrar temin ettiği ve bu esrarın da sanığın üzerinde ele geçirildiği, böylece aynı suç işleme kararının icrası esnasında kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, yada kabul etme fiilini değişik zamanlarda iki kez gerçekleştirdiği ve bu fiillerin TCK'nın 43. Maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı suçtan hüküm kurulması..." kararı da nazara alınarak, UYAP veri tabanındaki bilgilere göre;
Sanık hakkında 27/10/2017 tarihinde işlediği iddia edilen "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak" suçundan 11/03/2019 tanzim tarihli iddianame ile Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne dava açıldığı ve 2019/41 Esas sırasına kayıt yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda karar verilmesi ve karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderildiği ve 2020/1054 Esas sırasına kaydının yapıldığı, Dairemizce UYAP sisteminden sanığın taraf olduğu dosyaları gösterir rapor çıkartarak incelenmesi üzerine sanığın 22/02/2019 suç tarihli "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak" suçundan Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/15 Esas sayılı dosyası üzerinden kovuşturmaya başlanıldığı ve kovuşturmanın halen devam ettiğinin görüldüğü,
İstinaf incelemesi için dairemizde bulunan Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/41 Esas sayılı dava dosyasında iddianame tanzim tarihi olan 11/03/2019 tarihinden önce Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/15 Esas sayılı dosyasına konu suçun 22/02/2019 tarihinde işlendiğinin iddia edildiği, bu nedenle hukuki kesinti oluşmadığı da gözetilerek sanığın eylemlerinin TCK'nın 43 maddesinde kalıp kalmadığı hususunun tüm deliller ile birlikte dosyalar birleştirilerek değerlendirilip tartışılması, eylemlerinin tek suç, zincirleme suç yada iki ayrı suç oluşturup oluşturmayacağının tartışılıp değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği,
Ayrıca; Sanık hakkında Pazar (Rize) Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 21/05/2018 tarih, 2017/3037 soruşturma 2018/20 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanık hakkında verilen Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararında sanığın 191/9 fıkrası delaleti ile CMK'nın 231 ve 171/2 delaleti ile 173/1 maddeleri uyarınca tebliğden itibaren 15 gün itiraz hakkı bulunmasına rağmen 7 gün itiraz hakkının bulunduğunun yazıldığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın belirttiği adres olan "....." adresine tebliğ edilmeden doğrudan mernis adresi olan "....." adresine tebliğ edilmesi için tebligat çıkartıldığı, tebligatın bu nedenle usulüne uygun olmadığı, bunun yanı sıra kararın sanığa tebliğinden itibaren 15 günlük yasal itiraz süresinin beklenilmesi gerektiği halde beklenilmeyerek 22/05/2018 tarihinde Trabzon Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne dosyanın infaz edilmek üzere gönderildiği,
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun tebliğ edilip de 15 günlük yasal itiraz süresi beklenilmeden ve sanığa itiraz hakkı tanınmadan denetim süresinin de başlamayacağı, bu nedenle tedavi tedbiri ihlalinin ve denetim süresi içerisinde suç işleyerek ihlalin söz konusu olmayacağı, bu hususun kovuşturma şartlarından olduğu, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 26/05/2016 tarih ve 2016/1582 Esas 2016/3201 Karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 25/01/2018 tarih, 2018/6866 Esas 2018/946 Karar sayılı ilamlarında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun tebliğ edilmeden denetimin süresinin de başlamadığı hususunun belirtildiği, bu nedenle tedavi tedbirinin ihlalinin ve suç işleyerek ihlalinin söz konusu olmayacağı, bu hususun kovuşturma şartlarından olduğu, sonuç olarak kovuşturma şartı yerine getirilmeden açılan kamu davalarında şartın gerçekleşme ihtimali varsa durma, gerçekleştirme ihtimali yoksa düşme kararı verileceğinin CMK'nın 223/8 maddesinde düzenlendiği,
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilip sanığa itiraz hakkı tanınması nedeni ile koşulun gerçekleşme ihtimali bulunduğundan durma kararı verilmesi gerektiği,
Hususları gözetilmeden yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olup sanığın istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek sair hususlar incelenmeksizin 7188 sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nın 280/1-f. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dair, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 13/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)