Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler. gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 03/03/2016 tarih, 2016/1047 soruşturma 2016/38 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanık hakkında verilen Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararında sanığın 191/9 fıkrası delaleti ile CMK'nın 231 ve 171/2 delaleti ile 173/1 maddeleri uyarınca tebliğden itibaren 15 gün itiraz hakkı bulunduğunun yazılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliği için "...." adresine çıkartıldığı ve sanığın cezaevinde olduğundan T.K. 21/2 maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edildiği, tebligatın bu nedenle usulüne uygun olmadığı, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının sanığa cezaevi aracılığı ile tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde ve UYAP kayıtlarında rastlanılmadığı, ayrıca kararın sanığa tebliğinden itibaren 15 günlük yasal itiraz süresinin beklenilmesi gerektiği halde beklenilmeyerek 03/03/2016 tarihinde Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne dosyanın infaz edilmek üzere gönderildiği, bu hali ile kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve gerçekleşmesinin beklenmesi gerektiği düşünülebilir ise de, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine 11/03/2017 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinin infazen tamamlandığı ancak erteleme süresi içerisinde TCK'nın 191/4-b maddesi gereğince yeniden uyuşturucu madde kullandığı anlaşılmakla ikinci kez denetime tabi tutulmaması açısından sanığın, hakkında verilen 1 yıllık denetim kararına uyarak denetimi tamamlamış olması sanık lehine değerlendirilmek suretiyle yapılan istinaf incelemesinde;
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; suç tarihinin 07/01/2016 olduğu, 29/11/2017 tarihinin ise ihlal tarihi olduğu, bu nedenle ilamın başlık bölümünde suç tarihi olarak 07/01/2016 gösterilmesi gerekirken 29/11/2019 tarihi olarak gösterildiği,
Sanığın adli sicil kaydına esas 06/06/2017 kesinleşme tarihli Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1270 Esas 2015/73 Karar sayılı kararı ile verilen 5 ay hapis cezasına istinaden sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesi uyarınca 2. Kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş ise de; Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/1270 Esas 2015/73 sayılı kararının suç tarihi olan 07/01/2016 tarihinden sonra 06/06/2017 tarihinde kesinleştiğinden tekerrüre esas olmadığı, sanığın adli sicil kaydına esas 09/04/2013 kesinleşme tarihli Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/194 Esas 2009/211 Karar sayılı kararı ile verilen 2 Yıl 1 Ay hapis cezasına mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla;
İlamın karar başlığında 29/11/2017 tarihi olarak belirtilen suç tarihinin "07/01/2016" tarihi olarak düzeltilmesine,
Hükmün "Sanığa ilişkin Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28/01/2015 tarih 2014/1270 esas 2015/73 karar nolu ilamının 06/06/2017 tarihinde kesinleştiği, 5 ay hapis cezası aldığı, ve deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediği, dolayısıyla TCK'nın 58/2 maddesi gereğince tekerrür şartları oluştuğu anlaşılmakla, sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanığın sabıka ilamları incelendiğinde aynı ilam ile ikinci tekerrürü oluştuğu anlaşıldığından sanık hakkında 5275 sayılı yasanın 108/3 maddesi gereğince koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, yine 108/4 maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" maddesinin çıkartılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydına esas Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/10/2009 tarih, 2009/194 Esas 2009/211 Karar sayılı 09/04/2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile verilen 2 Yıl 1 Ay hapis cezasına mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas sabıka oluşturduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddeleri gereğince SANIK HAKKINDA MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN UYGULANMASINA, TCK'nın 58/6-7 maddesi uyarınca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" maddesinin eklenmesine,
Hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, CMK'nın 286. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/07/2020 tarihi itibari ile oybirliği ile karar verildi. (¤¤)