Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine ve UYAP veri tabanına göre yapılan incelemede;
İstinaf incelemesi için dairemizde bulunan Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/501 Esas 2019/861 Karar sayılı dosyasında bulunan iddianamede sanık hakkında TCK'nın 191/6 maddesi uyarınca iddianame tanzim edildiğinin belirtildiği fakat TCK'nın 191/6 maddesine dayanak gösterilen Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/651 Esas sayılı dosyasının yargılamasına devam edildiği ve henüz kesinleşmediği, kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği,
Ayrıca; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12/02/2015 tarih, 2012/11571 Esas 2015/6689 Karar sayılı "...sanığın üzerinde 06/12/2009 tarihinde 4,7 gram esrar bulunduğu ve bu suç ile ilgili dava açılmadan önce 11/12/2009 tarihinde 3 gram esrar temin ettiği ve bu esrarın da sanığın üzerinde ele geçirildiği, böylece aynı suç işleme kararının icrası esnasında kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, yada kabul etme fiilini değişik zamanlarda iki kez gerçekleştirdiği ve bu fiillerin TCK'nın 43. Maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı suçtan hüküm kurulması..." şeklindeki kararı da gözönünde bulundurularak;
Sanık hakkında 31/07/2018 tarihinde işlediği iddia edilen "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak" suçundan 09/08/2019 tanzim tarihli iddianame ile Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne dava açıldığı ve 2019/501 Esas sırasına kayıt yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda karar verilmesi ve karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderildiği ve 2020/873 Esas sırasına kaydının yapıldığı, yukarıda bahsedilen TCK'nın 191/6 maddesine dayanak gösterilen Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/651 Esas sayılı dosyasında iddianame tanzim tarihinin 02/08/2019 olduğu, istinaf incelemesi için dairemizde bulunan iş bu Rize 3. Asliye Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/501 Esas sayılı dava dosyasında ise suç tarihinin 31/07/2018 olduğu, böylece Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/651 Esas sayılı dosyasındaki iddianame tanzim tarihinden önce Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/651 Esas sayılı dosyasındaki suç suçun 02/12/2017 tarihinde işlediğinin iddia edildiği ve hukuki kesinti oluşmadığı gözetilerek sanığın eylemlerinin TCK'nın 43. maddesinde kalıp kalmadığı hususunun tüm deliller ile birlikte dosyalar birleştirilerek değerlendirilip tartışılması, eylemlerinin tek suç, zincirleme suç yada iki ayrı suç oluşturup oluşturmayacağının tartışılıp değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuş olması nedeni ile sanığın istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek, sair hususlar incelenmeksizin 7188 sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nın 280/1-f. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dair, CMK'nun 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Daire Başkanı .....(.....)'un Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/651 Esas sayılı dosyasının TCK'nın 191/6 maddesine dayanak olması nedeni ile kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmadığı ancak TCK'nın 43. maddesi uyarınca dosyanın bozulması gerektiği şeklinde kısmi muhalefetiyle oyçokluğuyla karar verildi. 13/07/2020
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanık ..... hakkında Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/501 Esas 2019/861 Karar sayılı kararıyla uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla 07/11/2019 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiştir. Bu karara karşı sanık istinaf yoluna başvurmuştur.
Dosya içeriği incelendiğinde sanığın ilk kez uyuşturucu madde kullandığına ilişkin soruşturma yapılması nedeniyle sanık hakkında kamu davasının ertelenmesine karar verilmiştir. Sanık 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmuş ancak sanığın denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu kullanmak suçunu işlediğinden bahisle Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/651Esası ile kamu davası açılmış ve halen yargılamasına devam edildiği anlaşılmaktadır.
Sanığın bu kez 31/07/2018 tarihinde uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu mahkumiyet kararı istinaf incelemesine konu olan mahkeme kararıdır.
Dairemizce değerlendirilmesi gereken husus; sanığın daha önce kamu davasının ertelenmesi süreci içerisinde uyuşturucu madde kullandığı iddiasına ilişkin olarak yargılamasına devam edilen Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/651 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilip beklenilmeyeceği hususuna ilişkindir.
Uyuşturucu madde kullanımına ilişkin suçları düzenleyen TCK 191 maddesinin 6.fıkrası " dördünce fıkraya göre kamu davası açılmasından sonra birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." düzenlemesini içermektedir.
Bu yasal düzenlemeye istinaden Cumhuriyet Savcılığınca kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonuçunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Yasa koyucu önceki uyuşturucu kullanımına ilişkin hükmün kesinleşmesinin beklenilmesine murad etmiş olsaydı TCK'nın 191/6 maddesindeki düzenleme "kamu davasının açılmasından sonra" şeklinde değil önceki uyuşturucu kullanımına ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra düzenleme yapardı. Oysa kanun koyucu özellikle suçun tekrar işlenmesi halinde kamu davasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğini ve kamu davasının açılması gerektiğini belirtmiştir.
Yasa koyucunun yargılama şartı başka bir dosyanın kesinleşmesine bağlı olan herhangi bir davanın açılmasını öngörmesi genel hukuk ilkelerine aykırıdır. Yasa koyucu herhangi bir yargılama şartı belirtmeksizin kamu davasının açılmasını öngörmüş ise bu kamu davasının da hükme bağlanmasını hedeflemektedir.
Yasa ve yönetmeliklerimizde denetim süresi içerisinde işlenen suça ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmesinin beklenilmesinin gerektiğine ilişkin hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Yasa ve yönetmeliklerimizde yer almayan bir uygulamanın mahkemenizce benimsenmesinin yasal dayanağı yoktur.
Yargıtay kararlarıda benzer niteliktedir.
"..Ödemiş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/222 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 16/09/2015, iddianeme tarihinin ise 25/03/2016 olduğu, kanun yararına bozma isteminde olan yargılama konusu ikinci suçun ise iddianamenin düzenlenme tarihinden sonra 06/06/2016 tarihinde işlenilmiş olduğu, Ödemiş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/45 Esas sayılı davasına konu suçun yeni bir suç olduğu ve Ödemiş 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/222 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemine konu olan 06/06/2016 tarihli sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı kanunun 191/6.maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken durma kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. " 20.YCD 2019/610 E 2019/6131 K 13/11/2019
"..sanık hakkında UYAP sisteminde yapılan incelemede daha önce 30/10/2014 tarihli suç nedeniyle 17/11/2015 tarihinde verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmiş olması nedeniyle 29/02/2016 tarihli iddianamede dava açıldığının anlaşılması karşısında TCK'nın 191/6 maddesinde yer alan "4.fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra 1.fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda 2.fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki hüküm gereğince kanun yararına bozma talebine konu olan 26/07/2017 tarihli suç bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden dava açılma koşulu bulunduğu anlaşılmış olup mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın durmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan kanun yararına bozma talebi yerindedir." Y10CD 2019/460E 2019/7341K 25/11/2019
Yargıtayın benzer nitelikteki birçok kararı da bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/651 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmadığı, ancak TCK'nın 43. Maddesi uyarınca dosyanın bozulması gerektiği şeklinde kısmi muhalefetim ile sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım. 13/07/2020 (¤¤)