Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan soruşturma yürütülerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın suça konu 30/07/2018 tarihli eyleminin de bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olduğu belirtilerek kamu davası açıldığının yazıldığı, halbuki Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın yetkisizlik kararı verilerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekirken bu şekilde iddianame tanzim edildiği, dosya içerisinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği 2016/22755 soruşturma sayılı dosyasının olmadığı, bu soruşturma dosyasının dosya arasına getirtilmeksizin Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından karar verildiği, dairemiz tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/22755 soruşturma sayılı dosyasının incelenmek üzere istenilmesi üzerine soruşturma dosyasının içine konulduğu İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/999 Esas sayılı dosyasının dairemize gönderildiği ve dairemiz tarafından incelenerek karar verildiği gözetilerek;
1-Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 02/03/2020 tarih ve 2020/246 Esas 2020/1484 Karar sayılı "...sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen 31/01/2015 tarihli ilk suça ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/06/2016 tarihli ve 2016/289 Esas 2016/514 sayılı kararıyla, "sanığın beraatine" karar verilmiş ve bu hükmün sanık lehine kesinleşerek kazanılmış hak teşkil etmesi karşısında artık sanık hakkında bu suç nedeniyle verilmiş olan dava açılmasının ertelenmesi kararının da hukuki geçerliliğini yitirmiş olacağı, zira sanık hakkında işlemediği bir suç nedeniyle haksız olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olduğu, bu nedenle sanık hakkında sonraki eylemleri nedeniyle TCK'nın 191/2. Maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği." şeklindeki ilamı doğrultusunda;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/22755 soruşturma sayılı dosyasında sanığın 08/03/2016 tarihli üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 23/03/2016 tarih, 2016/1344 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, karar verildikten sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/10/2017 tarih, 2016/22755 soruşturma, 2017/38020 Esas 2017/28415 nolu iddianamesi ile İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesine sanığın 08/03/2016 tarihli üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, 20. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 02/05/2019 tarih, 2017/999 Esas 2019/533 Karar sayılı ilamı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, verilen kararın da 23/05/2019 tarihinde kesinleştiği, böylece yukarıda bahsedilen Yargıtay kararı doğrultusunda sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğini yitirmiş olduğu ve sanığın istinafa konu 30/07/2018 tarihli üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği,
Bu nedenle istinafa konu dosyada kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, ihlal eylemi nedeniyle kovuşturma şartları yerine getirilmeden açılan kamu davalarında, CMK'nun 223/8 maddesi gereğince şartın gerçekleşme ihtimali varsa durma, gerçekleşme ihtimali yok ise de düşme kararı verilmesi gerektiği ve yukarıda bahsedilen karar doğrultusunda sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesinin sağlanması amacı ile durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup sanığın istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek, sair hususlar incelenmeksizin 7188 sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nın 280/1-f. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
2-Kendikullanımıiçinihtiyaçduyduğuesrarıeldeetmekamacıylakenevirekimiyapmaksuçuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Sanık hakkında Kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapmak suçuna ilişkin yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanık hakkında kurulan hükmün A)2 fıkrasının son kısmına "Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" şeklinde yazılmasının Cumhuriyet Savcılığının infaz yetkisi kısıtlanacak şekilde 5275 Sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca kısmen yada tamamen hapse çevrilerek infaz edileceğine dair ihtaratın hükme yazılmamasının hukuka aykırı olduğu,
Sanığın adli sicil kaydında gözüken Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/217 Esas, 2017/328 Karar sayılı 06/11/2017 tarihinde kesinleşmiş erteli kararının 2 yıllık denetim süresi içerisinde 30/07/2018 tarihinde yargılamaya konu suçun işlenmesine rağmen mahkemesine ihbarda bulunulmamış olduğu anlaşılmakla;
Sanık hakkında kurulan hükmün A)2 fıkrasının son maddesinin son kısmındaki "Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" yazan kısmın çıkartılmasına, hükmün A)2 fıkrasının son maddesinin son kısmından sonra gelmek üzere "Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının ödenmeyen kısmının tamamen muaccel hale geleceği ve ödenmeyen adli para cezasının miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 Sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz edilebileceği hususunun sanığa ihtaratına" maddesinin eklenmesine,
İlamın hüküm kısmına "Sanık hakkında Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/217 Esas, 2017/328 Karar sayılı ilamı ile verilen, 06/11/2017 tarihinde kesinleşen erteli ilamının iki yıllık deneme süresi geçmeden davaya konu suçun 30/07/2018 tarihinde işlediği anlaşıldığından karar kesinleştiğinde ilgili mahkemesine ihbarda bulunulmasına." maddesinin eklenmesine,
Hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 13/07/2020 tarihi itibari ile oybirliği ile karar verildi. (¤¤)