Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 31/10/2019 tarih, 2019/968 Esas, 2019/6846 Karar sayılı "...Uyuşturucu madde satmak amacıyla kararlaştırılan satış yerine otomobil ile, motorsiklet ile, bisiklet ile ya da yaya olarak gitmek arasında bir fark bulunmadığı, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre aracın menkul mal niteliğinde olduğu, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 4/A maddesi kapsamında aracın, dışarıdan bakıldığından içerisi görünen bölümdeki suç unsurlarına arama kararına gerek olmadan el konulabildiği, satış eyleminin de aracın dışarıdan bakıldığında görünen bölümünde gerçekleştirildiği, olayda aracın hareket edebilen bir uyuşturucu madde satış tezgahı olarak kullanıldığı, Yasanın amacının uyuşturucu madde alışverişinin gizli veya açık yapılması olmayıp uyuşturucu madde satıcılarının okul, yurt, hastane, kışla ve ibadethane gibi yerlerin çevresini mekan tutmalarını engellemek olduğu, satıcıların bu gibi yerlere araçları ile gelip araçlarını satış tezgahı olarak kullanarak bu kuralı bertaraf edemeyecekleri, Yasa koyucunun araç içinden yapılan uyuşturucu madde satışlarında daha az ceza vermeyi amaçlamadığı, aracını TCK'nın 188/4-b maddesinde belirtilen yerlerden birinin önüne çekip burada uyuşturucu madde satışı yapan bir satıcı ile araç dışındaki bir satıcı arasında fark olamayacağı, Kanunun kötü niyeti himaye etmeyeceği, araç içinde de olsa aracın bulunduğu yerin umumi veya umuma açık yerlerden olması şartıyla TCK'nın 188/4-b maddesinde belirtilen yerlerden birine iki yüz metreden yakın mesafe içinde olması halinde söz konusu madde uyarınca cezanın yarı oranında artırılması gerektiği gözetilmeden ilk derece mahkemesinin hükmünden TCK'nın 188//4-b maddesi uyarınca yapılan uygulamanın çıkarılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini..." şeklindeki kararı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 19/11/2018 tarih, 2018/4102 Esas, 2018/5258 Karar sayılı "...5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde "Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, 23.08.2015 tarihli fiziki takip tutanağına göre, sanık ...’ın ... plaka sayılı aracın arka sağ koltuğuna bindiği ve araç hareket halinde iken öndeki şahıslara bir şey uzattığı, sonrasında araçtan indiği anlaşılmakla; uyuşturucu madde satışının temyiz dışı sanık ...’a ait hareket halindeki aracın içerisinde gerçekleşmiş olması ve aracın TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmaması karşısında, TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinin sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi..." şeklindeki kararları doğrultusunda;
Sanığın suç tarihinde tanık ...'in aracı ile evinin önüne geldiği, aracını park ettiği, tanık ...'in evinden çıkarak sanığın kullandığı araca bindiği, araç içerisinde 5 dakika kadar durduktan sonra tanık ...'in araçtan indiği, tanık ...'in araç içerisinde bulunduğu bu 5 dakikalık süre içerisinde sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi tanık ...'e verdiğinin mahkeme tarafından kabul edildiği ve dairemiz tarafından da bu kabulün doğru olduğunun değerlendirildiği, böylece sanık hakkında TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı,
Sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan ifadesinde; ...'in uyuşturucu madde ticareti yaptığını, ... aracılığı ile kendisi ile uğraştığını, bu dosya nedeni ile yakalanmasından da ...'in sorumlu olduğunu düşündüğünü beyan ettiği, ... hakkında başka herhangi bir delil oluşturacak bilgi niteliğinde beyanda bulunmadığı, sanığın akabinde aşamalarda alınan savunmalarında ... ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığı ancak 5. celsede tanık ...'e verdiği uyuşturucu maddeyi ... isimli arkadaşı aracılığı ile ...'den aldığı yönünde beyanda bulunduğu, sanığın bu şekilde aşamalarda istikrarsız ve çelişkili bir biçimde ...'in ismini vermiş ise de; sanığın savunmalarının ayrıntılı bahsedildiği şekilde istikrarsız ve çelişkili olması nedeni ile sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti amacı ile sanık ... hakkında üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Rize Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturması devam eden 2018/7421 soruşturma sayılı dosyanın akıbetinin beklenilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu,
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, ilamın yargılama gideri bölümünde "Dökümü yapılan yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına" karar verildiği, hükmün alt kısmında çıkartılan masraf tablosunda ise tebligat gideri 57,50 TL, Bilirkişi Ücreti 1.061,29 TL olmak üzere toplam 1.118,79 TL masraf bulunduğunun belirtildiği, dairemizce dosya üzerinde yapılan incelemede tebligat gideri 57,50 TL ve bilirkişi ücreti 200,00 TL olmak üzere toplam 257,50 TL masraf bulunduğu, ayrıca 750,00 TL Adli Tıp Kurulu raporu ücretinin sanık hakkında kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçuna konu soruşturma dosyasından tahsil edileceği anlaşılmakla;
İlamın yargılama gideri bölümünün "Sanığın sarfına sebebiyet verdiği tebligat ücreti 57,50TL ve bilirkişi ücreti 200,00 TL olmak üzere toplam 257,50 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına." şeklinde düzeltilmesine,
Hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile istinaf talebinin düzeltilerek esastan REDDİNE,
Sanığın tutukluluk Durumu Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Sanık ...'in üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimalinin bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle CMK'nun 100/3.a.8, 102/2 maddeleri uyarınca sanığın tutukluluk halinin devamına, CMK'nın 107. maddesi uyarınca yakınlarına durumun bildirilmesine, CMK'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın cezaevinde bulunduğundan tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İtiraz yolu açık olmak üzere;
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunanlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek gerekçeli temyiz dilekçesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere temyiz yolu açık olmak üzere 07/05/2020tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)