Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıktan uyuşturucu madde satın alan ......, sanığın ikametinden çıktıktan hemen sonra polisler tarafından üzerinin aranması ve yakalanmasına müteakip sanığa "abi polis aldı beni, çıkma oradan, abi polis yattı oraya geleni alıyor, üstten aşağı aradı beni" şeklinde mesaj atmış, sanıkta tanık ......'a "nerede tam" şeklinde mesaj attığı, ayrıca ......'ın sanığa "oralarda dönüyor abi, çekti oraya, ben çıktım, arkamdan koşarak geldi polis, aradı beni, oradan biri ihbar etmiş ve polisler oraya kitlenmiş gibi" şeklinde mesajlaşmaları bulunmaktadır.
......'ın sanıktan uyuşturucu madde almaması halinde bu içerikteki mesajların ...... tarafından sanığa atılmasının herhangi bir sebebi yoktur. Özellikle birinin ihbar etmiş olması ......'ın uyuşturucu maddeleri sanıktan aldığının açık kanıtıdır. ......'ta Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu ifadesinde; uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını, mesaj içeriklerinin doğru olduğunu açıkça ifade etmiştir. Zaten sanıktan alınan idrar numunesinde de ......'tan elde edilen sentetik kannobionid atığına rastlanılmamıştır. Dolayısı ile sanık sentetik uyuşturucu madde kullanıcısı değil satıcısıdır.
Sanık, ......'ta uyuşturucu madde yakalandıktan sonra güvenlik kamera kayıtlarını polislere vermemesi hususunda ... ile telefon görüşmesi yapmıştır. Bunun sebebi olarak her ne kadar sanık arkadaşlarının başına bir şey gelmemesini ifade etmiş ise de; hangi arkadaşının başına ne geleceğinden endişe ettiğini ortaya koyamamış olup sanığın bu ifadesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
Her ne kadar fiziki takip uyuşturucu madde verilme anını tespit edememiş ise de; tape kayıtlarının içeriği, tanık ......'ın sanığın evinden hemen çıktıktan sonra polisler tarafından yapılan aramada üzerinde uyuşturucu madde çıkmış olması ......'ın bu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığına ilişkin Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurunda alınan beyanının bulunması karşısında sanığın savunmasına itibar edilmemesine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararı dairemizce yerinde bulunmuştur.
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, ilamın yargılama gideri bölümünde "Sanığın sarfına neden olduğu dökümü yapılan yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına" karar verildiği, hükmün alt kısmında çıkartılan masraf tablosunda ise tebligat ücreti 49,50 TL, Posta ücreti 60,55 TL ve Adli Tıp Ücreti olarak 2.250,00 TL olmak üzere toplam 2.360,05 TL masraf bulunduğunun belirtildiği, dairemizce dosya üzerinde yapılan incelemede ...... isimli şahıs adına 1.500,00 TL, sanık ... adına 750,00 TL adli tıp gideri olduğu, sanık adına yapılan 750,00 TL Adli Tıp ücretinin sanıktan alınan kan-idrar örneğine ilişkin rapor olduğu ve iş bu dosya masrafı olarak gösterilemeyeceği anlaşılmakla;
İlamın yargılama gideri bölümünün "Sanığın sarfına sebebiyet verdiği tebligat ücreti 49,50TL ve posta ücreti 60,55 TL olmak üzere toplam 110,05 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına." şeklinde düzeltilmesine,
Hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İstinaf Talebinin Düzeltilerek Esastan REDDİNE,
Sanık ...'nun tutukluluk Durumu Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Sanık ...'nun üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimalinin bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle CMK'nun 100/3.a.8, 102/2 maddeleri uyarınca sanık ...'nun tutukluluk halinin devamına, CMK'nın 107. maddesi uyarınca yakınlarına durumun bildirilmesine, CMK'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın cezaevinde bulunduğundan tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İtiraz yolu açık olmak üzere;
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunanlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek gerekçeli temyiz dilekçesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere Temyiz yolu açık olmak üzere, sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile Üye Hakim ... (...)'ın muhalefetiyle oy çokluğuyla ile karar verildi. 20/04/2020
MUHALEFET ŞERHİ
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, olayın hemen akabinde sanığın evinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu maddenin ele geçmemesi, sanığın Adli Tıp Kurulu Trabzon Grup Başkanlığından alınan raporunda idrarında sadece esrar tespit edildiğinin, sentetik kannabinoid tespit edilmediğinin belirtilmesi, dosyada bulunan 18/11/2018 tarihli fiziki takip tutanağında sanık ile tanık ......'ın buluştuklarının tespit edildiği ancak sanığın ikametinin bulunduğu sokağa giriş yapmaları ve sokağın araçlar için çıkmaz sokak olması sebebi ile görevlilerin deşifre olmaması için burada fiziki takibe son verilmesi nedeni ile sanığın tanık ......'a suça konu uyuşturucu maddeyi verdiğinin net olarak tespit edilememesi, tanık ......'ın olayın hemen akabinde soruşturma aşamasında müdafii ile alınan ifadesinde; suç tarihinde üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan etmesi, yine 24/12/2018 tarihinde soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını, ... isimli şahıstan aldığını beyan etmesi, sadece başka bir dosyada üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan şüpheli olarak bulunduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek suç tarihinde üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan etmesi ancak kovuşturma aşamasında bu beyanından dönerek olayın hemen akabinde soruşturma aşamasında alınan beyanı ile 24/12/2018 tarihlerinde alınan beyanlarının doğru olduğunu, suça konu uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan etmesi, tanık ......'ın Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nde üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan başka dosyasının olması, iddianamede bahsedilen suç tarihinde sanığın ikametgahına yakın bir yerde üzerinde sanık ......'da ele geçen suça konu uyuşturucu madde ile aynı nitelikte uyuşturucu madde tespit edilen tanık ...'in de aşamalardaki tüm beyanlarında; suça konu uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını, zaten sanığı da tanımadığını beyan etmesi ve sanık ile tanık ...'in telefonlarında yapılan incelemede birbirlerinin telefonlarında kayıtlı olmadığının da anlaşılması, sanık ile tanık ...... arasında geçen konuşmalara ilişkin tape kayıtlarında net bir uyuşturucu alışverişine ilişkin herhangi bir beyan olmaması, sadece tanık ......'ın yakalandıktan sonra sanığa haber vererek dikkatli olmasını istemesi ile sanığın polislerin suç tarihine ilişkin kamera kaydı alıp almadığı hususunda komşusu ile yaptığı görüşmelerin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil oluşturmayacağı gözönünde bulundurularak;
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyeti için yeterli, kesin, inandırıcı ve somut delil olmadığından sanığın üzerine atılı suçtan, suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine ve hükmen tutukluluk halinin devamına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 20/04/2020 (¤¤)