Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan verilen kararlara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine dosyanın incelenmek üzere dairemizin 2020/298 Esas numarasına kayıt edildiği, sanıklar …., …. ve ….. haklarında üzerlerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan verilen karar açısından duruşma açılmasına karar verilmesi üzerine ayırma kararı verilerek dosyanın dairemizin 2020/558 Esas numarasına kayıt edildiği, sanık ……'ın üzerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan verilen hükümlere ilişkin olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Her ne kadar Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/12/2019 tarih 2019/315 Esas 2019/630 sayılı kararının gerekçesinde; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/03/2017 tarih ve 2014/10046 esas, 2017/970 karar sayılı kararında; "Sanığın suçla ilgisini açıkladığı …. ve …… hakkında soruşturma başlatılması yeterli olmayıp anılan kişiler hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrası ile cezasından indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır..." şeklinde karar verilmiş olması yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06/11/2019 tarih 2019/1180 Esas ve 2019/2386 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere, sanık hakkındaki dosyanın tutuklu olması nedeniyle sürüncemede kalmasının engellenmesi açısından, ileride bu kişiler hakkında dava açılıp mahkumiyet kararı verilmesi halinde yargılamanın yenilenmesi suretiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmakla bu aşamada sanık hakkında suç ortağı olarak belirttiği kişiler hakkındaki beyanları nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığı belirtilmiş ise de;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 08/01/2020 tarih ve 2017/1418 Esas 2020/27 Karar sayılı "...Sanığın suça konu esrarın sahibi olduğunu söylediği … hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2013/40076 numaralı soruşturma sonucunun akıbetinin araştırılması, makul süre içinde davanın açılmış olması ve sanığın savunmasının alınmış olması halinde davaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte tartışılarak, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklindeki ilamı doğrultusunda .......'ın tutuklu bulunduğu ceza evi aracılığı ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere yazdığı 19/06/2019 tarihli dilekçesinde ve sonrasında alınan ifadelerinde üzerine atılı suçlamayı kabul ederek suça konu uyuşturucu maddeyi ....... ve .......'ün yanındaki ....... isimli ortağından aldığını beyan etmesi üzerine ....... ve ortağı olan ....... isimli şahıslar ile ilgili üzerlerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Satma suçlarından önce Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı verildiği, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/27984 soruşturma sayılı dosyasında da soruşturmanın devam ettiği anlaşılmakla; bahsedilen Yargıtay kararında da belirtildiği üzere, etkin pişmanlık hükmünün uygulama nedeni olarak gösterilen soruşturma dosyasının makul bir süre sonuçlanmasının beklenilmesi, dava açılır ise davaların birleştirilmesi ile deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti ile bu şekilde sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının bu yönü itibariyle yerinde olduğundan sair hususlar incelenmeksizin 7188 Sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik CMK'nun 280/1-f maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Sanığın tutukluluk Durumu Yönünden Yapılan Değerlendirmede: Sanık .......'ın üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimalinin bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle CMK'nun 100/3.a.8, 102/2 maddeleri uyarınca sanık .......'ın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, CMK'nın 107. maddesi uyarınca yakınlarına durumun bildirilmesine, CMK'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın cezaevinde bulunduğundan tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İtiraz yolu açık olmak üzere;
Dair, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 09.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)