Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekçeli kararda tartışılmamış ise de; dosya içerisinde bulunan 08/09/2019 tarihli olay, arama, yakalama, el koyma, ön ekspertiz ve tartım tutanağında sanığın içerisinde suça konu uyuşturucu maddenin geçtiği çantayı, polis memurları tarafından arama yapılırken çantanın kime ait olduğu sorulduğunda kendisine ait olduğunu söyleyerek kabullendiği ancak olayın hemen akabinde soruşturma aşamasında tanık …..'ın kollukta alınan beyanında içerisinde suça konu maddelerin olduğu poşetin sanığa ait olduğunu, sanığın 15 numaralı koltuğa oturduğunu ancak poşeti 9-10 numaralı koltukların üzerindeki alana bıraktığını beyan ettiği, böylece zaten suça konu uyuşturucu maddelerin içerisinde bulunduğu poşetin sanığa ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla sanık hakkında bu nedenle TCK'nın 192/3 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya uygun olduğu,
Ancak; Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 08/01/2020 tarih ve 2017/1418 Esas 2020/27 Karar sayılı "...Sanığın suça konu esrarın sahibi olduğunu söylediği …... hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2013/40076 numaralı soruşturma sonucunun akıbetinin araştırılması, makul süre içinde davanın açılmış olması ve sanığın savunmasının alınmış olması halinde davaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte tartışılarak, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklindeki kararı doğrultusunda sanığın aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olduğu görülmüş ise de; suça konu uyuşturucu maddeyi kendisine …..'ın gönderdiği hususunda ifadelerinin çelişki içermediği, ….. isimli şahıs ile ilgili olarak Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan ayırma kararı verilerek soruşturmanın 2019/6083 numarasına kayıt edildiği, makul bir süre bu soruşturma dosyası ile ilgili olarak davanın açılmasının beklenilmesi, dava açılır ise davaların birleştirilmesi ile deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti ile bu şekilde sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu bu yönü itibariyle yerinde olduğundan sair hususlar incelenmeksizin 7188 Sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik CMK'nun 280/1-f maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Sanığın tutukluluk Durumu Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Sanık ….'ın üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimalinin bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle CMK'nun 100/3.a.8, 102/2 maddeleri uyarınca sanık .....'ın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, CMK'nın 107. maddesi uyarınca yakınlarına durumun bildirilmesine, CMK'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın cezaevinde bulunduğundan tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İtiraz yolu açık olmak üzere;
Dair, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 17.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.(¤¤)