Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, sanık müdafiilerinin başvurularının süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri içeriklerine göre yapılan incelemede;
Sanığın katılan mağdura yönelik olarak, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zaman dilimlerinde, birden fazla kez cinsel saik ile sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığın cezasında zincirleme suç hükümleri gereğince TCK'nın 43/1. Maddesi uyarınca artırım yapılırken, katılan mağdurun aşamalarda alınan anlatımlarına göre sanık tarafından gerçekleştirilen eylem sayısı da nazara alındığında, alt sınırdan artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı ise de; aleyhe istinaf başvurusu olmadığından bu hususun eleştiri konusu yapılmasıyla yetinilmiştir.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilen eleştiri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, sanık müdafiilerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden ayrı ayrı İSTİNAF BAŞVURULARININ CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Sanığın Tutukluluk Durumunun Yapılan Değerlendirmesinde;
Sanığın üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimali bulunması, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun 5271 sayılı CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100/3.a.7, 102/2 maddeleri gereğince sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 107. maddesi gereğince yakınlarına durumun bildirilmesine,
Sanığın Tutukluluk Halinin Devamına İlişkin Karara Karşı;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendisine verildiği tarihten, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiileri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
Sanık hakkında Zincirleme Şekilde 12 Yaşından Küçük Çocuğa Karşı Sarkıntılık Suretiyle Cinsel İstismar Suçundan Kurulan Hükme Yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine yönelik karara karşı ise, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286/2-a maddesi uyarınca verilen hükmün niteliği itibariyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendisine verildiği tarihten itibaren, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiileri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek gerekçeli temyiz dilekçesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere,
Heyet olarak 29/05/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)