Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ..... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesi neticesinde:
07/07/2018 tarihinde ..... mevkiinde yapılan önleyici kolluk devriyesi esnasında üç şahsın harekelerinden şüphelenilmesi üzerine şahısların takip altına alındığı, şahısların üzerlerine gelen kolluk görevlilerini görünce koşmaya başladıkları ve yaklaşık 200 metre sonra yakalandıkları, şahısların ....., ..... ve ..... isimli şahıslar oldukları anlaşılmış, sanıklara neden kaçtıkları sorulduğunda şahısların üzerlerinde sekiz adet içerlerinde bataryaları takılı halde ….. telefonlar olduğu, bu telefonları yurda giriş belgesi düzenlemeden ve faturasız olarak gümrük kapısında geçirdiklerini beyat etmeleri üzerine muhafaza altına alının cep telefonlarına Hopa Sulh Ceza Hakimliği'nin 19/07/2018 tarih ve 2018/807 D.İş sayılı kararı ile el konulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanık ..... savunmasında; "Bana her hangi bir tebligat gelmedi. O yüzden duruşmadan haberim olmadı. Kaçakçılıkla ilgili daha önce yargılamam yapıldı. Somut olaya konu 3 telefon şahsıma aittir. Gürcistan'dan almıştım. Orada herkes bu şekilde telefon alıp kullanır. Amacım kaçakçılık yapmak değildir. Kullanmak için almıştım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suçtan zarar gören idarenin gümrük vergisi, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinden oluşan toplam 803,31 TL'lik zararını gidermek isterim. Ancak şuan çalışmıyorum. Taksitlendirilmesi mümkünse bu şekilde ödemek istiyorum. Kesinleşmiş cezam dolayısıyla Ceza İnfaz Kurumu'na gireceğim. Çıktıktan sonra ödemek istiyorum. Aşamalarda yapmış olduğum savunmamı aynen tekrar ederim. Ben bu telefonları hediye amaçlı Batum'dan getirmiştim. Bunun suç olduğunu bilmiyordum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davaya konu sanık .....'a ait gümrük kaçağı niteliğindeki eşyalar ile ilgili düzenlenen KEMT varakasının incelenmesinde 3 adet cep telefonu cinsi eşyanın gümrüklenmiş değerinin 1.598,31 TL, kamu zararının 803,31TL olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu sanık .....'e ait gümrük kaçağı niteliğindeki eşyalar ile ilgili düzenlenen KEMT varakasının incelenmesinde 4 adet cep telefonu cinsi eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2.131,08 TL, kamu zararının 1.071,08 TL olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu sanık .....'a ait gümrük kaçağı niteliğindeki eşyalar ile ilgili düzenlenen KEMT varakasının incelenmesinde 1 adet cep telefonu cinsi eşyanın gümrüklenmiş değerinin 532,77 TL, kamu zararının 267,77 TL olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 11/09/2019 tarih ve 2015/21284 Esas ve 2019/34401 Karar sayılı ilamında "...sanığın savunmasında cep telefonu satış işiyle uğraştığını, servis dolabında bulunan söz konusu telefonlardan birinin çok eski ve çalışmadığını diğer iki telefonu ise müşterilerinin bıraktığını ve program yüklemesi yapacağını beyan ettiği anlaşılmakla sanığın suça konu telefonları sattığına yönelik cezalandırılması için savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi..." belirtildiği üzere sanığa ait olduğu kabul edilen 3 adet cep telefonunun sanık savunmasına göre bir adedinin kendisi için diğer iki adedinin ise kızı ve eşinin kullanımı amacıyla satın aldığını beyan etmiş olması, söz konusu cep telefonlarının orjinal kutu ve aksesuarlarının bulunmaması nedeniyle sıfır yada ikinci el olup olmadıklarının tespit edilemediği, yine anılan cep telefonlarının KEMT varakasında belirtilen yaklaşık piyasa değerleri karşısında sanığın savunmasının aksine ticaret kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
Hukuka aykırı, sanığın istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, düzeltilmek suretiyle mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkındaki Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/508 Esas, 2019/586 Karar sayılı 5607 sayılı yasanın 3/1. maddesine muhalaefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA,
Her ne kadar sanık ..... hakkında 5607 sayılı yasanın 3/1 maddesine muhalafet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından atılı suçu işlediği sabit olmadığı anlaşılmakla, sanık .....'ın CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafine tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair verilen iş bu karara karşı 5271 sayılı CMK'nın 267-268. maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ..... hakkında verilen beraat hükmü yönünden Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde:
Sanığın tüm aşamalarda değişmeyen ve birbiri ile tutarlı savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık .....'in üç adet telefonun kendisine ait olduğunu, diğer sanık .....'nin üç adet telefonun kendisine ait olduğunu savunması karşısında geriye kalan bir adet telefonun sanık .....'e ait olduğu kabul edilse dahi bu miktar ve ekonomik değerdeki telefonun kişisel kullanım sınırı içerisinde kaldığı, sanığın ticari kast ile hareket etiiğini gösterir ikrarın bulunmaması karşısında sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlediğine dair soyut iddia her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delil bulunmaması nedeniyle sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair ilk derece mahkemesi hükmünde usul ve yasaya aykırı bir yön saptanamadığından istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
İlk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık ..... hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde:
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hüküm tarihinden önce 02/09/2019 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, TCK’nun 64/1 ve CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğundan,
Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/508 Esas, 2019/586 Karar sayılı hükmünün C bendinin CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Hukuka aykırılık, CMK'nun 303/1-a maddesi gereğince düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
Sanığın kamu davası açıldıktan sonra 02/09/2019 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nun 64/1. ve CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
Yargılama giderinin kamu hazinesi üzerinde BIRAKILMASINA,
Karar verilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, KESİN olmak üzere 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)