Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rize İl Müdürlüğü vekili Av. ....'ın istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada davadan haberdar edilmeyen bakanlık vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinin ardından katılma talepli istinaf başvurusunda bulunması üzerine, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü istinaf hakkı bulunmadığından, vaki istinaf isteminin CMK'nın 279/1.b maddesi uyarıncaSIFAT YÖNÜNDEN REDDİNE,
Sanık .... ve sanık .... müdafiinin sanık ....'nın müsnet suçtan mahkumiyetine ilişkin karar karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının değerlendirilmesinde;
Mağdur .... hakkında, dosyada mevcut T.C. Sağlık Bakanlığı .... Üniversitesi Eğiitim ve Araştırma Hastanesi'nin 12/09/2019 tarihli ve 18824186/(Adl)294 sayılı raporunda, "İnceleme sırasındaki söylemlerinin soruşturma dosyasında verdiği ifadelerle örtüştüğü, ufak çelişkiler olsa da genel itibariyle beyanlarına itibar edilebileceği, bahsi geçen eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği, yaşadığı cinsel istismar olayları sebebiyle ruh sağılığının etkilendiği" şeklinde rapor tanzim edilmiş olması, ayrıca Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimliğinin 24/02/2020 tarihli ve 2020/15974 sayılı raporunda, "Hafif düzeyde zeka geriliği düşünülmüş olup, mağdurenin maruz kaldığı basit cinsel saldırı ve nitelikli cinsel saldırı eylemi dolayısıyla TCK 31/1-2 maddesi kapsamında fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kısmen algıladığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı, kolay kandırılabileceği ve TCK 102/3.a maddesi kapsamında beden ve ruh bakımından kendini savunamayacağı, beyanlarına kısmen itibar edilebileceği" şeklinde rapor tanzim edilmiş olması göz önüne alınarak;
T.C. Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21/03/2013 tarihli, 2011/8832 Esas, 2013/3127 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "....Dosyada mevcut .... Hastanesince mağdure .... hakında kronik şizofren teşhisi konulduğuna ilişkin rapor örneği göz önünde bulundurularak, mağdureye 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilip aynı Kanunun 462/8. maddesine göre husumet izni kararı aldırılmasından sonra, vasi ve mağdure vekilinin şikâyet ve katılma hususunda beyanları tespit edilip, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi...." şeklindeki içtihadı nazara alınarak,
Mağdur ....'ya 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilip aynı Kanunun 462/8. maddesine göre husumet izni kararı aldırılmasından sonra, mağdura atanacak olan vasinin ve mağdur vekilinin şikâyet ve kamu davasına katılma hususunda beyanları tespit edilip, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, mağdura atanacak olan vasinin duruşmalara katılımı sağlanmaksızın ve beyanı da alınmadan yokluğunda devamla sanık .... hakkında karar verilmek suretiyle, CMK'nun 289/1-e maddesine aykırı olarak "Duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" kuralına aykırı hareket edilmesi,
Mağdura atanacak olan vasinin ve mağdur vekilinin şikâyet ve kamu davasına katılma hususunda beyanları tespit edilip, atanacak olan vasisinin sanık .... ile diğer sanıklar ...., .... ve .... hakkında şikayetçi olup olmaması, kamu davasına katılmak isteyip istememesi hususlarındaki alınacak beyanına göre, sanıklar ...., .... ve .... hakkında müsnet suçlardan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının kesinleştirilip kesinleştirilmeyeceğinin ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi,
Kabule Göre De;
1-Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK.nın 324. maddesinin 2. fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 26/05/1935 gün ve 111/7 sayılı" Yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 02/05/1966 gün ve 4/3 sayılı "Tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden istinaf ya da temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği halde, yargılama giderlerinin ne miktarda kime yükletileceğinin belirtilmemesi,
2- Sanık ....'nın gözaltında geçirdiği sürelerin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm başlığında gösterilmemesi,
Hukuka aykırı olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülerek CMK'nun 289/1-e maddesine aykırı hareket edilmesi nedeniyle HÜKMÜN BOZULMASINA,
Sanık ....'nın tutukluluk durumu bakımından yapılan değerlendirmede;
Sanığın üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimali bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun 5271 sayılı CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 102/2 maddeleri gereğince sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 107. maddesi gereğince yakınlarına durumun bildirilmesine,
Sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin verilen karara yönelik;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendisine verildiği tarihten, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
Suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rize İl Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun sıfat yönünden reddine yönelik karara karşı;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan suçtan zarar gören Bakanlık vekili yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren YEDİ (7) GÜN içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. CEZA DAİRESİ tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
Bozma kararına karşı ise; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere; 02/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)