Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin CMK'nun 279/1.b maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN SIFAT YÖNÜNDEN REDDİNE,
Sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Sanığın zincirleme şekilde posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle çocuğa yönelik cinsel taciz suçundan mahkumiyetine yönelik verilen ilk derece mahkemesi kararında, usul veya esas yönüyle herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, takdirine göre, zincirleme şekilde posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle çocuğa yönelik cinsel taciz suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmasını kabulde, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden de hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı saptanmış olmakla, sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden eylem, sanığın kasdı nazara alındığında cinsel taciz eylemi içerisinde eridiğinden kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı görüldüğünden, duruşma açılarak davanın yeniden görülmesini gerektirmeyen bu hususun, CMK'nun 280/1-a ve 303. maddeleri gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasındaki 1 numaralı maddenin çıkartılması, 2-A maddesi ile belirtilen bendin numarasının 1 olarak düzeltilmesi ve "SanıkK2'ın müştekiye yönelik üzerine atılı "Cinsel Taciz" eylemini gerçekleştirdiği mahkememizce sabit görüldüğünden, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastı dikkate alınarak eylemine uyan Türk Ceza Kanununun 105/1 maddesi gereğince takdiren 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" şeklindeki bölümün çıkartılarak yerine "Sanık ……. hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak ve cinsel taciz suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın kasdı nazara alındığında, kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemi, cinsel taciz eşlemi içerisinde eridiğinden, sanığın müştekiye yönelik üzerine atılı "Cinsel Taciz" eylemini gerçekleştirdiği mahkememizce sabit görüldüğünden, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastı dikkate alınarak eylemine uyan Türk Ceza Kanununun105/1 maddesi gereğince takdiren 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde eklenmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve düzeltilmiş bu şekli ile İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 03/03/2020 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.(¤¤)