Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın 13/01/2013 tarihli eylemi nedeniyle Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1697 soruşturma 2018/196 Karar numaralı, 13/03/2018 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın belirttiği adres olan "….." adresine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı tebliğ edilmeden "….." adresine tebliğe çıkartıldığı ve çıkartılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre mernis adresine çıkartılmadığı halde tebligatın 21/2 maddesine göre muhtara yapılarak bir örneğinin de kapıya yapıştırıldığı, sanığın UYAP sisteminden çıkartılan mernis raporunun incelenmesinde; sanığın bildirdiği adresinin 18/07/2018 tarihine kadar mernis adresi olduğu, tebligat çıkartılan adresin ise eski mernis adresi ve 18/07/2018 tarihinden sonra da aynı zamanda yeni mernis adresi olduğu, tebligatın bu nedenle usulüne uygun olmadığı ve usulüne uygun kesinleştirme yapılmadan sanığın hakkındaki erteleme kararına ilişkin olarak TCK'nın 191/3 maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere kararın 15/03/2018 tarihinde Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
Ayrıca sanığın denetim süresi içerisinde 11/03/2019 tarihinde Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde 10. vaka sorumlusu görüşmesi olduğundan adliye giriş kapısından geçmek istediği sırada çorabına sıkıştırılmış şekilde uyuşturucu madde ile yakalanması nedeni ile Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 2019/825 İİDK sayılı 12/03/2019 tarihli kararı ile denetim dosyasının kapatılarak Rize Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği, böylece bu eylemin ihlal niteliğinde olmasına rağmen bu eylem ile ilgili Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/149 Esas sayılı dosyasına sanığın üzerine atılı Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçundan cezalandırılması talebi ile dava açıldığı,
İstinafa konu Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/178 Esas 2019/286 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; suç tarihinin 13/01/2018, iddianame tanzim tarihinin ise 20/03/2019, yukarıda bahsedilen Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/149 Esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 11/03/2019 olduğu, böylece hukuki kesinti oluşmadığı, Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/149 Esas sayılı dosyasına konu 11/03/2019 tarihli eylemin Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/178 Esas 2019/286 Karar sayılı dosyasına konu suçun ihlali kapsamında olduğu,
Bu iki dosyanın birleştirildikten sonra, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 26/05/2016 tarih ve 2016/1582 Esas 2016/3201 Karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 25/01/2018 tarih, 2018/6866 Esas 2018/946 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı tebliğ edilmeden denetimin süresinin de başlamadığı, bu nedenle denetimin ve tedavi tedbirinin ihlalinin de söz konusu olmayacağı, bu hususun kovuşturma şartlarından olduğu, sonuç olarak kovuşturma şartı yerine getirilmeden açılan kamu davalarında şartın gerçekleşme ihtimali varsa durma, gerçekleştirme ihtimali yoksa düşme kararı verileceğinin CMK'nın 223/8 maddesinde düzenlendiği gözönünde bulundurularak;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilip sanığa itiraz hakkı tanınması sureti ile koşulun gerçekleşme ihtimali bulunduğundan durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olup sanığın istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek sair hususlar incelenmeksizin 7188 sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nın 280/1-f. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dair, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 02.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)