Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
Yapılan yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayanıldığı ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık .....'ın tutukluluk Durumu Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Sanık .....'ın üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimalinin bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle CMK'nun 100/3.a.8, 102/2 maddeleri uyarınca sanık .....'ın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, CMK'nın 107. maddesi uyarınca yakınlarına durumun bildirilmesine, CMK'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın cezaevinde bulunduğundan tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İtiraz yolu açık olmak üzere;
Dair, 2313 Sayılı Kanuna Aykırılık suçu yönünden; CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçu yönünden; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunanlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek gerekçeli temyiz dilekçesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere Temyiz yolu açık olmak üzere, sanığa isnat edilen uyuşturucu madde ticareti eyleminin sübut bulmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın ticari amaçla değil kişisel kullanımı için hint keneviri ekmek suçundan cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle Daire Başkanı …..(….)'un muhalefetiyle oyçokluğuyla ile karar verildi. 02/03/2020
MUHALEFET ŞERHİ
Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de,
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı veya ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmamaktadır.
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı veya ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin herhangi bir ihbar bulunmamaktadır.
Her ne kadar dosyada yer alan araştırma tutanağında sanığın babadan kalma ev ve fındık bahçesinde esrar maddesi elde etmek için yasa dışı kenevir ekimi yaptığı, yetiştirmiş olduğu kenevir bitkisinden elde etmiş olduğu uyuşturucu maddeyi de piyasaya sattığı yönünde tutanak tutulmuş ise de, bu bilgiye nereden ulaşıldığı, herhangi bir ihbarcının bulunup bulunmadığı, dosyada bulunmamaktadır.
Arama kaydına istinaden sanığın evinde ve bahçesinde yapılan aramada farklı yerlerde esrar maddesi, hassas terazi ile bahçede ise 11 kök dikili haldeki kenevir bitkisi ile hasadı yapılmış sökülmüş vaziyette 5 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir.
Sanık savunmasında söz konusu maddelerin kendisine ait olduğunu, daha önceden esrar maddesi kullandığını ve bu amaçla satın aldığını, kenevir bitkilerinin yoldan rahatlıkla görüldüğünü, hassas teraziyi ise bitkilerin bir tanesinin ağırlığının ne kadar geldiğinin öğrenmek için tarttığını, hassas terazinin kızına ait olduğunu, kesinlikle uyuşturucu madde satmadığını ve ticaretini yapmadığını, ritim bozukluğu geçirince kısa bir süre uyuşturucu madde kullanmaya ara verdiğini, sonrasında uyuşturucu madde kullanmaya devam edeceğini ifade etmiştir.
Sanık mahkemedeki beyanında ise evinde ele geçen hassas terazide daha önceden içmek için satın aldığı esrarları tartması nedeniyle hassas terazide esrar etken maddesinin bulunmuş olabileceğini, kenevir bitkilerini kendi kişisel kullanımı için bulundurduğunu ifade etmiştir.
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı ve bu amaçla bulundurduğuna ilişkin soyut şüphe ötesinde hiçbir kanıt yoktur.
Sanıkta ele geçirilen esrar miktarı kullanım sınırları içerisindedir. Zaten sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı veya bulundurduğu şeklinde hiçbir tanık beyanı veya başkaca bir kanıt da yoktur.
Hassas terazi bulunması sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı izlenimini bir an için doğurmakta ise de, sırf hassas terazi bulunması başlı başına kişinin uyuşturucu madde yaptığı sonucunu doğurmaz. Kaldı ki sanık, daha önce uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu ancak kalp rahatsızlığından ötürü uyuşturucu kullanmaya bir müddet ara verdiğini, evinde bulunan hassas terazideki uyuşturucu madde atıklarının da daha önceden uyuşturucu madde kullandığı dönemde satın aldığı esrar maddelerinin ağırlığını tartmak için kullandığını ifade etmektedir. Sanığın bu savunmasının aksi ortaya koyulabilmiş değildir.
Sanığa isnat edilen eylemin hukuki değerlendirilmesi açısından Yargıtay kararlarını incelemek gerekir.
"...16/01/2015 tarihli tutanakta belirtildiği gibi Akhisar ilçesinden Manisa iline …. plakalı araç ile uyuşturucu getirileceği bilgisi alınması üzerine aracın durdurulduğu, içinde sanık ..... ve …. bulunduğu, aracın sağ ön yolcu kısmındaki paspas üzerinde poşet içinde 5 ayrı gazete kağıdına sarılı toplam net 250.95 gram esrar ile 40 adet sentetik uyuşturucu ele geçirildiği, sanığın aldırılan kan ve idrar raporunda esrar kullanımının pozitif olduğunun tespit edildiği ve ele geçirilen kullanım sınırları içerisindeki maddeleri sanığın başkasına satacağına veya vereceğine ilişkin delil bulunmadığından eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır."Y10CD 2015/5537 Esas 2015/33109 Karar 30/11/2015.
Bu Yargıtay kararına karşı Yargıtay Genel Ceza Kuruluna başvurulmuş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/10-1250 Esas 2017/312 Karar sayılı ve 06/06/2017 tarihli kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar vermiş ve Yargıtay 10.Ceza Dairesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuştur.
Yukarıda belirtilen Yargıtay Genel Ceza Dairesi ve Yargıtay Genel Ceza Kurulu kararında ele geçen maddenin sanık .....'den ele geçirilen uyuşturucu maddeden daha fazla olması ayrıca 40 adet sentetik kannobinoit uyuşturucu maddeninde ele geçmesine ve sanıkların araçla uyuşturucu madde getireceğine ilişkin bilgi alınmış olması, ayrıca sanığın kan ve idrar örneklerinde sentetik kannobinoit atıklarına rastlanılmamış olmasına karşı sanığın eylemi uyuşturucu ticareti olarak değil kişisel kullanım olarak kabul edilmiştir. İncelemesini yapmış olduğumuz dosyada sanığa isnat edilen eylem, yukarıda belirtilen Yargıtay 10.Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına konu eylemden daha hafif bir eylemdir.
Yukarıda da belirtilen gerekçelerle özellikle Yargıtay Ceza Dairesi ve Yargıtay Genel Ceza Kurulu kararı doğrultusunda sanığın eyleminin kendi ihtiyacı için hint keneviri ekme suçunu oluşturacağı ve bu eylem nedeniyle cezalandırılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine ve tutukluluk halinin devamına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.02/03/2020 (¤¤)