Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriği ve Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 26/10/2017 tarih, 2017/1334 esas, 2017/5157 karar sayılı "sanığın denetim süresi içerisinde işlediği iddia edilen suç kasten yaralama suçu olup, kanundaki özel düzenlemede yer alan emredici hüküm nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu haricinde başka bir suçtan mahkumiyet nedeniyle hükmün açıklanması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken sanığın denetim süresi içinde işlediği iddia edilen kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle hükmün açıklanması yasaya aykırı olup...." şeklindeki kararı doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanık A...K... hakkında Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 07/09/2015 tarih, 2014/1 esas ve 2015/184 karar sayılı "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına" dair kararının, 6545 sayılı yasanın 85. maddesi ile 5320 sayılı yasaya eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde verildiği, ilgili kanun maddesinde; "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibari ile TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan suç nedeni ile yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak TCK' nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir." hükmünün yer aldığı ve maddenin 6545 sayılı Yasanın 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesine atıf yaptığı,
Kanun koyucunun amacının; daha önce tedavi tedbiri veya denetimli serbestlik kararı verilmeyen ve soruşturma aşamasında 6545 sayılı Yasanın 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191/2-3 maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararı uygulanamayan ve yargılaması devam eden sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini ve bu kararın TCK'nın 191. maddesi hükümlerine göre yerine getirilmesini zorunlu kılarak, sanığın 6545 sayılı Yasa ile TCK'nın 191.maddesi ile getirilen lehe düzenlenmelerden yararlanmasını sağlamak olduğu bu nedenle, 5320 sayılı Yasaya 6545 sayılı yasanın 85. maddesi ile eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarda, denetim süresinde işlenen ihlale konu kasıtlı suçun CMK'nın 191/4-b-c maddelerinde tahdidi olarak sayılan "Tekrar Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Alma, Kabul Etme veya Bulundurma ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanma" suçu olması gerektiği,
İnceleme konusu dosyada ise sanığın denetim süresi içinde "uyuşturucu veya uyarıca madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan mahkum olması nedeniyle hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı, bu nedenle inceleme konusu hükmün CMK'nın 231/11 madde kapsamında açıklanamayacağı anlaşılmıştır.
Bu husus yeniden yargılamayı ve olayın daha fazla aydınlanmasını gerektirmediğinden ve 7035 sayılı yasanın 15. maddesi ile değişik CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle CMK'nın 303/1-(a) maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan;
1-Sanık A...K... hakkında Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/019 tarih, 2019/192 esas ve 2019/168 karar sayılı HÜKMÜNÜN KALDIRILMASINA,
2-Her ne kadar Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/019 tarih, 2019/192 esas ve 2019/168 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki 07/09/2015 tarih, 2014/1 esas ve 2015/184 karar sayılı hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, sanığın deneme süresi içerisinde işlediği ihbara konu suçun kullanmak amacı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu olmadığı anlaşılmakla CMK 231/11 MADDE KAPSAMINDA HÜKMÜN AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA,
CMK'nın 231. maddesi kapsamında verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a maddesi gereğince HUKUKA AYKIRILIĞIN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin sanık ve müdafiine TEBLİĞİNE,
İlgililerin tebliğ tarihinden itibaren 7 (yedi) gün içinde Dairemize verilecek bir dilekçe ve/veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle ya da herhangi bir ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle ya da bu hususta bir dilekçe vererek 5271 sayılı CMK'nin 268/1. maddesi uyarınca Dairemiz nezdinde mezkûr karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceklerine, Dairemiz tarafından itirazın yerinde görülmemesi halinde ise itiraz isteminin, 5271 sayılı CMK'nin 268/2-3/e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından karara bağlanacağının bilinmesine, 28/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)