Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 10/10/2019 tarih, 2018/3180 Esas 2019/6261 Karar sayılı "... Kendisine herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilemeyen, daha önce kullandığını söylediği maddelerin de ele geçmemesi nedeni ile bu nitelikte olup olmadığı tespit edilemeyen suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanamayan sanığın soyut ikrarı dışında atılı suçu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi..." şeklindeki kararı doğrultusunda yapılan incelemede;
Suç tarihi olan 22/08/2016 tarihinde sanığın, tanıklar V..M.. Y... ve M..H... ile birlikte uyuşturucu madde kullandığı iddia edilerek sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan TCK 191/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; tanıklar V..M.. Y... ve M..H...'in aşamalarda alınan ifadelerinde 22/08/2016 tarihinde uyuşturucu madde kullandıkları yönünde ikrar niteliğinde beyanlarda bulunmaları, tanıklar V..M.. Y... ve M..H...'in 22/08/2016 tarihinde uyuşturucu kullanmaları nedeni ile komaya girmeleri üzerine hastaneye kaldırılmaları sonucu hastanede alınan tahlillerine göre Trabzon Adli Tıp Kurumundan alınan raporda uyuşturucu maddeye rastlanıldığının belirtilmesi, tanıklar V..M.. Y... ve M..H...'in aşamalarda alınan ikrar niteliğindeki beyanlarında; suç tarihinde sanığın da kendileri ile uyuşturucu madde kullandığını beyan etmeleri ancak sanığın suç tarihinden yaklaşık 2 sene önce hakkında çıkartılan yakalama emrinin infaz edilmesi üzerine yakalanması, sanığın ne üzerinde uyuşturucu madde ele geçmemesi, ne de uyuşturucu madde kullandığının tıbben teknik yöntemler ile ispatlanmaması, sanığın mahkemede alınan savunmasında; tanıklar M..H... ve V..M.. Y... ile uyuşturucu madde kullandığını inkar etmesi karşısında, sanığın savunmasına karşı uyuşturucu madde kullandığına dair delil olarak dosyada sadece tanıklar M..H... ve V..M.. Y...'ın beyanlarının olması başka delil olmaması gözetilecek olursa sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosyada kesin, inandırıcı, somut ve mahkumiyet için yeterli delil olmadığından üzerine atılı suçtan suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu husus yeniden yargılamayı ve olayın daha fazla aydınlanmasını gerektirmediğinden ve 7035 sayılı Kanunun 15. Maddesi ile değişik CMK 280/1-a maddesi delaleti ile CMK 303/1-a maddesinde ön görülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan;
1-Sanık M..K... hakkında Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2019 tarih, 2018/775 Esas 2019/645 Karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
2- Sanık M..K...'un üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Karar verilmek sureti ile CMK 280/1-a maddesi uyarınca hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sayılı CMK 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)