Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 09/05/2019 tarihli iddianamede sanık hakkında TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca müsadere talebinde bulunulmadığı ancak Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 20/09/2016 tarihli uzmanlık raporunda 0,85 gram şahit numunenin kaldığının belirtildiği, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarih, 2019/404 esas ve 2019/656 karar sayılı ilamında da bu şahit numune hakkında TCK'nın 54/4.maddesi uyarınca müsadere kararı verilmediği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10/09/2018 tarih 2015/11216 Esas 2018/8424 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müsadere davasının mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde açılması ve bu hususta bir karar verilmesi mümkün olduğu gözetilerek;
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarih, 2019/404 esas ve 2019/656 karar sayılı ilamının hüküm kısmında sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uygulanırken "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına." şeklinde yazılmasına karar verilmiş ise de; "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK.53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına." şeklinde yazılması gerektiği anlaşılmakla;
İlamın hüküm kısmında sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uygulanırken "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde yazan kısmın "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK.53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına." şeklinde düzeltilmesine hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 05/11/2019 tarihi itibari ile oy birliği ile karar verildi. (¤¤)