Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İİK.nun 338.m.si gereğince hakikate muhalif beyanda bulunmak suçundan yapılan şikayetin reddine dair verilen kararla ilgili olarak;
İİK'nun 349. maddesinde, şikayetin dilekçe veya şifahi beyanla yapılacağı, İİK'nun 351. maddesinde, şikayetçinin dilekçe ve beyanda gösterdiği delillerle bağlı olduğu açıklanmıştır.
Bu düzenleme nedeniyle, icra ceza mahkemesine hitaben yazılan şikayet dilekçesinde şüpheli olarak gösterilmeyen kişilerin icra ceza mahkemesince araştırılmasına ve cezalandırılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. İİK'nun 351. maddesindeki açık düzenleme nedeniyle yargılamanın ilerleyen safhasında da şikayet dilekçesinde şüpheli olarak gösterilmeyen bir kişinin sonradan şüpheli olarak bildirilmesi de mümkün değildir.
Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/11 - 301 Esas, 2014/551 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle şikayetçi tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikayet dilekçisinin şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikayet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması gerekli olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin CMK'nun 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu bulunmadığından dilekçe ve ekindeki belgelerden şirket yetkilisi gerçek kişi ya da kişilerin kim olduğunun anlaşılması halinde bu kişiler hakkında yargılama yapılması mümkündür.
Somut olayda;
Müşteki vekilinin 22/05/2018 havale tarihli şikayet dilekçesinde tüzel kişi yetkilisi gerçek kişi veya kişilerin ismen belirtilmediği, bu durumda mahkemece şikayet dilekçesinde gösterilmeyen kişilerin araştırılmasına yasal imkan bulunmadığı anlaşılmakla, şikayet dilekçesinde yükümlü olan tüzel kişi yetkilisi gerçek kişi veya kişilerin gösterilmemesi nedeniyle "davanın reddine" karar verilmesi gerekirken "şikayetin reddine" karar verilmesi, hukuka aykırı, müşteki vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMK'nun 303. maddesi gereğince; hüküm fıkrasından "Şikayetin reddine" ifadesinin çıkarılarak yerine "davanın reddine" ifadesi eklenmek suretiyle HÜKÜM DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 21/11/2019 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)