Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kısa kararın 03/10/2019 tarihinde sanığın yüzüne karşı verildiği, Dairemizce dosya içerisinde ve UYAP sisteminde yapılan araştırmada sanığın süre tutum dilekçesi vermediği, gerekçeli kararın Eskişehir 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce 08/11/2019 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, 11/11/2019 tarihinde hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığı ile istinaf başvuru dilekçesini mahkemesine sunduğu, böylece sanığın süresi içerisinde istinaf başvuru dilekçesi vermediği anlaşılmış ise de; Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 17/10/2019 tarih, 2019/5217 Esas 2019/15856 Karar sayılı "...duruşma salonunda hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen 15.04.2015 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde, CMK'nın 263'ncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 28.04.2015 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede..." şeklindeki kararı doğrultusunda dosya incelendiğinde sanığın duruşmada SEGBİS sistemi ile hazır edildiği ve kısa hükmün açıklandığı 03/10/2019 tarihli celsede kısa hüküm açıklandıktan sonra "tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde içinde Mahkememize veya ilgilinin bulunduğu yer Asliye Ceza Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya zabıt katibine yapılacak beyanla verilen hükme karşı Trabzon Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf başvuru yoluna başvurulabileceği, bu yola başvurulmadığında kararın kesinleştirilip infaza verileceği" hususunun sanığa tefhimle bildirildiği, sanığa "cezaevi aracılığı ile vereceği istinaf başvuru dilekçesi ile" istinaf yoluna başvurabileceği hususunun belirtilmediği, bu nedenle istinaf başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerektiği gözönünde bulundurularak istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanığın adli sicil kaydındaki Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarih 2016/86 Esas 2017/515 Karar sayılı ilamı ile sanığın 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 11/07/2017 tarihinde kesinleştiği, karar kesinleştikten sonra sanığın 17/01/2018 tarihinde üzerine atılı suçu işlediği, bu şekilde sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmış ise de; aleyhe istinaf olmadığından sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmaması eleştiri konusu yapılmıştır.
Eleştiri konusu yapılan husus dışında sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2019 tarih, 2018/314 Esas ve 2019/525 Karar karar sayılı ilamının hüküm kısmında sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına karar verildiği ve "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde yazıldığı, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit nunumenin müsaderesine karar verilmesi gerekirken verilmediği ve sanığın adli sicil kaydında gözüken Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarih 2016/86 Esas 2017/515 Karar sayılı 11/07/2017 tarihinde kesinleşen erteli ilamın denetim süresi içerisinde suç işlemesine rağmen mahkemesine ihbarda bulunması gerekirken bulunmadığı anlaşılmakla;
Hüküm kısmındaki TCK'nın 53. Maddesinin uygulandığı paragrafın ise "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK.53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına." şeklinde düzeltilmesine, hüküm kısmına "Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit nunumenin TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine." ve " Sanığın adli sicil kaydında gözüken Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarih 2016/86 Esas 2017/515 Karar sayılı 11/07/2017 tarihinde kesinleşen erteli ilamın denetim süresi içerisinde 17/01/2018 tarihinde dosyaya konu suçu işlediği anlaşıldığından mahkemesine ihbarda bulunulmasına." şeklinde yazılması ile hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm yönü ile düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İstinaf başvurusunda bulunanlar yönünden CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz kanun yolu kapalı KESİN, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden ise, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi uyarınca re'sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz (30) gün içinde kararı veren daireye İTİRAZ yolu açık olmak üzere 21/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)