Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme ve inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Sanık K..Z..A... hakkında, müşteki M..F... ile katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Zincirleme Şekilde Birden Fazla Kişi ile Birlikte Tehdit", "Silahla Kasten Yaralama", "Silahla Kasten Yaralama", "Zincirleme Şekilde Silahla, Birden Fazla Kişi ile Birlikte Çocuğa Yönelik Olarak Cebir, Tehdit veya Hile Unsuru İle Kişiyi Hürriyetinden Yıksun Kılma" ve "Hakaret" suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde, kamu davasına esas teşkil eden iddianamede sanık hakkında sevk maddesi olarak talep edilmemesine ve yargılama sırasında da sanığa CMK'nun 226. Maddesi uyarınca ek savunma hakkı ve süresi verilmemesine rağmen, TCK.nun 58/6. Maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmış ise de; T.C. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 30/04/2018 tarihli, 2017/14131 esas, 2018/7887 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanığa, 06/08/2019 tarihli duruşmada nüfus ve adli sicil kaydının okunması nedeniyle, sanık hakkında TCK.nun 58. Maddesinden ek savunma ve hakkı tanınmamış olsa da, sanığın adli sicil kaydı konusunda beyanı alındığından, bu husus esasa etkili olmayıp eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanık K..Z..A... hakkında TCK 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan ilam dosya içine alınmış ise de; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir bir sureti İlk Derece Mahkemesince UYAP sisteminden çıkartılarak dosya içerisine alınmamış veya mahkemesinden temin edilmemiş olup, Dairemizce UYAP sisteminden çıkartılarak eksiklik bu şekilde giderilmiş ve bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanıklar K..Z..A... ve M..A..Y... hakkında, müşteki M..F... ile katılan A..T..A...'e yönelik olarak "Zincirleme Şekilde Hakaret" suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, müşteki M..F...'ın 06/08/2019 tarihli celsede alınan beyanında, sanıklar hakkındaki vaki şikayetinden vazgeçtiğini belirttiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında müşteki M..F...'a yönelik olarak işledikleri iddia olunan "Hakaret" suçundan hüküm kurulması unutulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04/04/2017 tarihli ve 2015/9-199 esas, 2017/215 karar, 08/12/2015 tarihli ve 2015/1-640 esas, 2015/496 karar sayılı ilamlarından da açıkça anlaşılacağı üzere; sanığın bir eylemi ile ilgili mahkemesince hüküm kurulmasının unutulduğu durumda, bu konuda mahallinde zamanaşımı süresinin sonuna kadar her zaman hüküm verilebileceğine ilişkin eleştiri yapılması gerektiği görüşü nazara alınarak, sanıklar hakkında, müşteki M..F...'a yönelik olarak işledikleri iddia olunan "Hakaret" suçu ile ilgili mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık K..Z..A...'nun hakkında, sabit görülen suçlarından mahkumiyet hükmü kurulurken "Adli sicil kaydında daha ağır hapis cezasını öngören Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/88 Esas ve 2014/370 Karar sayılı ilamın incelenmesinde, sanık hakkında 1 yıl 6 ay 16 gün hapis cezasına hükmedildiği ve sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve bu sebeple TCK 58/5. maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı; Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/259 Esas ve 2016/325 Karar sayılı ilamın incelenmesinde ise, sanık hakkında tekerrüre esas alınamayacak yukarıda bahsi geçen hükmün tekerrüre esas alındığı ve sanık hakkında hatalı olarak tekerrür hükümlerinin uygulandığı görülmüş olup işbu yargılama neticesinde verilen kararda, Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/259 Esas ve 2016/325 Karar sayılı ilamı ile iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen 10 ay hapis cezasının (TCK 116/2. maddesinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu, 6763 sayılı yasa ile değişiklikten önce de uzlaştırma kapsamında olup Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/10/2018 tarih, 2018/4-394 E. 2018/478 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, uzlaştırma işleminin usul işlemi olduğu ve önceden de uzlaşmaya tabi olan ve uzlaşılamayan dosyalarda uzlaştırma işlemlerinin yenilenmesinin gerekli olmadığı belirtildiğinden dosya yeniden uzlaştırmaya gönderilmemiştir), 07/11/2016 tarihinde kesinleştiği, 04/11/2017 tarihinde yerine getirildiği ve sanığın yargılamaya konu suçu 24/06/2019 tarihinde işleyerek mükerrir olduğu anlaşılmakla cezasının TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; ancak tekerrüre esas alınan kararda 58. madde hatalı uygulandığından sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde karar verildiği, ancak TCK'nın 58/7. Maddesi uyarınca cezanın infazının tamamlanmasından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmediği anlaşılmakla; yukarıda belirtilen ibareden sonra gelmek üzere "TCK'nun 58/7. Maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" hükmünün CMK.'nun 280/1-c maddesi gereğince ayrı ayrı EKLENMESİ SURETİYLE DÜZELTİLMESİNE,
1-O yer Cumhuriyet Savcısının Suça Sürüklenen Çocuk Benhur Öner Hakkında "Zincirleme Şekilde Silahla, Birden Fazla Kişi ile Birlikte Çocuğa Yönelik Olarak Cebir, Tehdit veya Hile Unsuru İle Kişiyi Hürriyetinden Yıksun Kılma" Suçu İle İlgili Verilen Beraat Kararına Yönelik İstinaf Talebi İle İlgili Olarak Yapılan Değerlendirme de;
Mahkeme kararının 03/09/2019 tarihli olup, UYAP sisteminden yapılan incelemede gerekçeli kararın 27/09/2019 tarihinde onaylandığı, o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin ise 08/10/2019 tarihli olduğu, T.C. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 15/10/2018 tarihli, 2018/6108 esas ve 2018/10951 karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere; ...Elektronik imza ile imzalanarak elektronik ortamda gönderilen kararlar yönünden Cumhuriyet Savcısının istinaf kanun yoluna başvuru süresinin özel ve sonraki düzenleme olması sebebiyle CMK.nun 38/A maddesi gereğince kararın Cumuhuriyet Savcısının UYAP ekranına düştüğü tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı, CMK.nun 39/1. Maddesi gereğince gün ile belirlenen süreler tebliğatın yapıldığının ertesi günü başlar, hükmü gereğince mahkeme dosyası ve hükmün Cumhuriyet savcısının görüldü ekranına düştüğü tarihin ertesi günü başlayacağı, ayrıca dosyanın fiziki olarak Cumhuriyet Savcısına teslimine gerek olmadığı cihetle; o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin, gerekçeli kararın uyap sistemi üzerinden onaylanıp Cumhuriyet Savcısının uyap görüldü ekranına düştüğü tarih olan 27/09/2019 tarihinden itibaren 7 günlük yasal süresi içerisinde yapılması gerektiği halde, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf talebinin 08/10/2019 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla; istinaf talebinin yasal süresinde olmadığı anlaşıldığından CMK.nun 279/1-b maddesi uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-Sanık K..Z..A...'nun İstinaf Talebinin Değerlendirmesinede;
Kısa kararın 03/09/2019 tarihinde tutuklu sanık K..Z..A...'nun yüzüne karşı tefhimle verildiği, bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde sanık K..Z..A...'nun istinaf iradesini içeren herhangi bir belge ya da bilgiyi dosyaya ibraz etmediği, gerekçeli kararın ceza infaz kurumu aracılığı ile 30/09/2019 tarihinde sanığa tebliğ edilmesi üzerine sanığın 04/10/2019 tarihinde istinaf talebinde bulunduğu, dolayısı ile sanık tarafından yapılan istinaf talebinin yasal süresinde olmadığı anlaşıldığından CMK.nun 279/1-b maddesi uyarınca Sanık Kürşat Zeki Azioğlu'nun İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
3-A) Sanık K..Z..A...'nun Müşteki M..F... ve Katılan A..T..A...'e Yönelik Olarak İşlediği "Zincirleme Şekilde Birden Fazla Kişi ile Birlikte Tehdit" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı müşteki M..F... ve katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Zincirleme Şekilde Birden Fazla Kişi ile Birlikte Tehdit" suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-B) Sanık K..Z..A...'nun Müşteki M..F...'a Yönelik Olarak İşlediği "Silahla Kasten Yaralama" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı müşteki M..F...'a yönelik işlediği sabit olan "Silahla Kasten Yaralama" suçundan neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-C) Sanık K..Z..A...'nun Katılan A..T..A...'e Yönelik Olarak İşlediği "Silahla Kasten Yaralama" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Silahla Kasten Yaralama" suçundan neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-Ç) Sanık K..Z..A...'nun Müşteki M..F... ve Katılan A..T..A...'e Yönelik Olarak İşlediği "Zincirleme Şekilde, Silahla, Birden Fazla Kişi ile Birlikte Çocuğa Yönelik Olarak Cebir, Tehdit veya Hile Unsuru ile Kişiye Hürriyetinden Yoksun Kılma" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
T.C. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 18/12/2018 tarihli, 2018/7062 Esas, 2018/7583 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 09/09/2019 tarihli, 2019/2853 Esas, 2019/10098 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur sayısınca oluştuğu gözetilerek sanığın atılı suçtan dolayı ayrı ayrı iki kere cezalandırılması gerektiği halde, TCK'nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle tek suçtan hüküm kurulması neticesinde cezanın eksik tayini aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yukarıda belirtilen eleştiri hususu dışında Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı müşteki M..F... ve katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Zincirleme Şekilde, Silahla, Birden Fazla Kişi ile Birlikte Çocuğa Yönelik Olarak Cebir, Tehdit veya Hile Unsuru ile Kişiye Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-D) Sanık K..Z..A...'nun Katılan A..T..A...'e Yönelik Olarak İşlediği "Hakaret" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Hakaret" suçundan neticeten 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
4-A) Sanık M..A..Y...'in Müşteki M..F... ve Katılan A..T..A...'e Yönelik Olarak İşlediği "Zincirleme Şekilde Birden Fazla Kişi ile Birlikte Tehdit"Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı müşteki M..F... ve katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Zincirleme Şekilde Birden Fazla Kişi ile birlikte Tehdit" suçundan neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
4-B) Sanık M..A..Y...'in Müşteki M..F...'a Yönelik Olarak İşlediği "Silahla Kasten Yaralama" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı müşteki M..F...'a yönelik işlediği sabit olan "Silahla Kasten Yaralama" suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış lmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
4-C) Sanık M..A..Y...'in Katılan A..T..A...'e Yönelik Olarak İşlediği "Silahla Kasten Yaralama" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Silahla Kasten Yaralama" suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
4-Ç) Sanık M..A..Y...'in Müşteki M..F... ve Katılan A..T..A...'e Yönelik Olarak İşlediği "Zincirleme Şekilde, Silahla, Birden Fazla Kişi ile Birlikte Çocuğa Yönelik Olarak Cebir, Tehdit veya Hile Unsuru ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" Suçu Yönünden Yapılan İstinaf Başvurusunun Değerlendirmesinde;
T.C. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 18/12/2018 tarihli, 2018/7062 Esas, 2018/7583 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 09/09/2019 tarihli, 2019/2853 Esas, 2019/10098 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur sayısınca oluştuğu gözetilerek sanığın atılı suçtan dolayı ayrı ayrı iki kere cezalandırılması gerektiği halde, TCK'nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle tek suçtan hüküm kurulması neticesinde cezanın eksik tayini aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yukarıda belirtilen eleştiri hususu dışında Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, mahkeme heyetinin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı müşteki M..F... ve katılan A..T..A...'e yönelik işlediği sabit olan "Zincirleme Şekilde, Silahla, Birden Fazla Kişi ile Birlikte Çocuğa Yönelik Olarak Cebir, Tehdit veya Hile Unsuru ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma " suçundan neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve gerekçeli kararda tartışılmış olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
5-)Sanıklar A..T..A... ve M..A..Y...'in Tutukluluk Durumu Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Sanıkların üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanıkların serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimali bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle sanıkların ayrı ayrı TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, 5271 Sayılı Cuza Muhakemesi Kanunu'nun 107. maddesi gereğince sanıkların yakınlarına durumun bildirilmesine,
5 nolu hüküm yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiileri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren YEDİ (7) GÜN içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. CEZA DAİRESİ tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
1 ve 2 nolu hüküm yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık K..Z..A... yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren YEDİ (7) GÜN içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. CEZA DAİRESİ tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
3-A, 3-B, 3-C, 3-D, 4-A, 4-B, 4-C nolu hükümler yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286/2-a maddesi gereğince istinaf başvurusunda bulunanlar yönünden temyiz kanun yolu kapalı KESİN, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden ise, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi uyarınca re'sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren OTUZ (30) GÜN içinde kararı veren daireye İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
3-Ç, ve 4-Ç nolu hükümler yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286/2-a maddesi uyarınca ceza miktarı açısından Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiileri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren ON BEŞ (15) GÜN içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek gerekçeli temyiz dilekçesi (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 295/1. Maddesi gereğince temyiz başvurusunda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi üzerine temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiğinin bilinmesine) veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle YARGITAY İLGİLİ CEZA DAİRESİ tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere,
Heyet olarak 27/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)