Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen firar suçunun 23/08/2014-14/09/2014 tarihleri arasında işlenmiş olmasına ve Anayasa Mahkemesinin 11/04/2012 tarihli ve 2011/111 E., 2012/56 K. ile Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 17/04/2018 tarihli ve 2018/2811-4683 E.K.; 29/05/2018 tarihli ve 2018/3326-6498 E.K. ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21/02/2018 tarihli ve 2018/1895-1101 E.K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, sırf askeri suç niteliğinde olan firar suçunun, Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak olarak tanımlanan, kesintisiz (temadi eden) bir suç olmasına (EREM, TAŞKIN, DEMİRAĞ ve ÇELEN de firar suçunun mütemadi bir suç olduğunu kabul etmiştir (Faruk EREM, Türk Ceza Kanunu Şerhi, Genel Hükümler, C. I, Ankara, 1993, sayfa 662; Rifat TAŞKIN, Askerî Ceza Kanunu Şerhi, 8. Basım, 1946, sayfa 137; Fahrettin DEMİRAĞ, Türk Ceza Kanununun Genel Hükümleri Işığında Askeri Ceza Kanunu, Güncellenmiş 2. Baskı, Mayıs 2018, Ankara, sayfa 212; Orhan Çelen, En Son İçtihatlı; Notlu, Açıklamalı Ek ve Örnekli Askeri Ceza Kanunu, III. Bası, Ankara sayfa 223)) rağmen, gerekçeli hükmün başlığında suçun işlendiği zaman dilimi yerine CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak "23/08/2014" tarihi gösterilmiş ise de; bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanık hakkında ASCK'nın 47. maddesi gereğince erteleme kararı verilmesine yer olmadığına ve ASCK'nın Ek 8. Maddesi gereğince seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı ise de; verilen hüküm sonuç itibarıyla doğru olduğundan bu hususa işaret edilmekle yetinilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde yukarıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın istinaf başvurusu yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 29/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)