Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler. gerekçe içeriğine ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25/05/2017 tarih 2016/2364 Esas 2017/2073 Karar sayılı "...somut olayda şüpheli henüz erteleme kararı kendisine tebliğ edilmeden yani 5 yıllık erteleme süresi başlamadan yeni bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan soruşturma başlatılmış olduğundan 24/01/2015 tarihli ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan davada TCK'nın 191/4 maddesinde bir "kovuşturma şartı" olarak düzenlenen " erteleme süresi zarfında ... Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma" şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında mahkemece CMK'nın 223 maddesinin 8. Fıkrasının 2. Cümlesi uyarınca bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere davanın durmasına karar verilmesi doğru olup mercii tarafından itirazın red edilmesi gerekir, bu nedenle 5 yıllık erteleme süresinin erteleme kararının şüpheliye tebliğinden itibaren değil Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı verdiği tarihten itibaren başlayacağı gerekçesi ile itirazın kabul edilmesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma talebi yerinde olmayıp reddi gerekmiştir..." göre yapılan incelemede;
6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/1. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar verilerek, erteleme süresi içerisinde anılan maddenin 4. fıkrasında belirtilen koşulların bir veya birkaçının ihlal edilmesi durumunda ilgili hakkında kamu davasının açılması gerektiği, şeklinde düzenleme bulunduğu,
Sanığın 27/01/2018 tarihli eylemi nedeniyle Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/376 soruşturma numaralı, 02/08/2018 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın belirttiği adres olan "... Merkez / Gümüşhane" adresine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı tebliğ edilmeden mernis adresi olan " ... Merkez / Gümüşhane" adresine Tebligat Kanununun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edilmesi için tebligat çıkartıldığı, tebligatın bu nedenle usulüne uygun olmadığı ve usulüne uygun kesinleştirme yapılmadan sanığın hakkındaki erteleme kararına ilişkin olarak TCK'nın 191/3 maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere kararın Gümüşhane Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Gümüşhane Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından da aynı şekilde sanığın bildirdiği adres olan "... Merkez / Gümüşhane" adresine tebligat edilmeden doğrudan "... Merkez / Gümüşhane" adresine tebligat yapıldığı ve tebligatların adresinden ayrıldığından bahisle bila ikmal iade olması nedeni ile henüz denetime başlanılamadığı, daha sonra Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın denetimli serbestlik kararını ihlal ettiğinden bahisle dosyanın kapatılmasını talep etmesi üzerine dosyanın kapatılarak Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği,
İhlal olarak kabul edilen Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3089 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde ise 08/11/2017 tarihinde sanık ile diğer şüpheliler hakkında uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçu ile ilgili soruşturmaya başlanıldığı, soruşturma kapsamında sanığın ve diğer şüphelilerin alınan kan ve idrar örneklerinin 12/04/2018 tarihinde Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesine gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 15/08/2018 tarihli raporunda sanığın idrarında uyuşturucu madde bulunduğunun bildirilmesi üzerine sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan ayırma kararı verilerek hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden ve bu kararı ihlal ettiğinden bahisle 2018/376 soruşturma dosyası ile birleştirilme kararı verildiği,
Ancak, sanık hakkında verilen kamu davasının ertelenmesi kararının 02/08/2018 tarihinde verildiği, sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair alınan idrar ve kan örneklerinin ise 02/08/2018 tarihinden önceki tarih olan 12/04/2018 tarihinde Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesine gönderildiği, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinden önce sanığın tekrar kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği, kaldı ki; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının da yukarıda bahsedilen şekilde usulüne uygun kesinleştirilmediği, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden önce gerçekleştirilen eylemin, erteleme kararının ihlali niteliğinde sayılamayacağı ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, kovuşturma şartı gerçekleşinceye kadar CMK'nın 223/8-2. maddesi uyarınca "durma" kararı verilip, öncelikle tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilip kesinleştirilmesinden sonra tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri için Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne kararın infazı için gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan sanığın istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek, sair hususlar incelenmeksizin 7188 sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nın 280/1-f. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dair, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 03/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)