Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme ve inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, isnat edilen eylemlerin suç tarihi ile şikayet tarihi arasında geçen süre, sanığın Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeni ile katılan mağdurenin şikayetine engel bu durumun bulunmaması, müşteki ve sanık arasında boşanma davasının mevcut olup, velayet hususunun ihtilaflı olması, Trabzon Aile Mahkemisi'nin 2017/606 Esas sayılı boşanma davasında, 10/04/2018 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca, davacı olan müştekiye dava dilekçesinde dayandığı tüm delil ve tanıklarını iki hafta içerisinde sunması için kesin süre verilmesinin akabinde, müştekinin ve katılan mağdurenin mevcut şikayetlerini 30/04/2018 tarihinde yapmalarının sanığa isnat edilen suçları işleyip işlemediği hususunda şüpheye neden olması, 2-3 gün öncesi sanık olan babası tarafından istimara maruz kalan bir çocuğun 2-3 gün sonra aynı kişi ile aynı yatağı paylaşmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, ayrıca katılan mağdurenin kendisine yönelik eylemleri gerçekleştirdiğini iddia ettiği sanık olan babasını ceza infaz kurumunda ziyarete gitmesinin de hayatın olağan akışına uygun olmaması, tüm bu hususların atılı suçların sanık tarafından işlenip işlenmediği hususnda sanık lehine şüpheye neden olduğu saptanmış olmakla, katılan mağdure vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek "Altsoya Yönelik Çocuğun Basit Cinsel İstismarı", "Altsoya Yönelik Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı" ve "Aile İçi İlişkinin Sağladığı Kolaylıktan Faydalanmak Suretiyle Cinsel Taciz" suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince yapılan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
"Aile İçi İlişkinin Sağladığı Kolaylıktan Faydalanmak Suretiyle Cinsel Taciz" ve "Altsoya Yönelik Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı" suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı verilen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE yönelik kararların temyiz yolu kapalı olmak üzere CMK'nun 286/2.g maddesi uyarınca KESİN,
"Altsoya Yönelik Çocuğun Basit Cinsel İstismarı" suçundan 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince verilen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE yönelik kararIN CMK'nun 286/2.g maddesi uyarınca ceza miktarı açısından Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekili yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek gerekçeli temyiz dilekçesi (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 295/1. Maddesi gereğince temyiz başvurusunda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi üzerine temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiği hususunun bilinmesi gerektiğine) veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle YARGITAY İLGİLİ CEZA DAİRESİ tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere,
Heyet olarak 28/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)