Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 8.Ceza Dairesinin2018/11630 E. Ve 2019/8724 K.nolu 24.06.2019 tarihli kararında "Mağdur ...'a ait raporda kurşun giriş izi olduğunun belirlenmesi, mermi çekirdeğinin vücutta bulunması, olay yerinde bulunan 1 adet 9 mm çaplı kovanın ele geçmeyen ateşli bir silahtan atıldığının tespit edilmesi ve hükümlünün ruhsatlı silahı olduğuna dair bir beyanının bulunmaması karşısında; suçta kullanılan ancak ele geçirilemeyen silahın 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliğe haiz silahlardan olduğu anlaşılmakla mahkemenin suçun oluştuğuna dair takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE..." belirtildiği üzere somut olayda her ne kadar sanığın yerleşim yerinde havaya ateş ettiği silah ele geçirilememiş ise de sanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde suçunu ikrar ettiği, sanık savunmasına göre silahın ruhsatsız olduğu, ruhsatsız silahtan atılan mermi kovanları üzerinde yapılan incelemede ele geçirilen mermi kovanları içeriğine göre de tabancanın çalışır durumda olduğu genel bir arızasının bulunmadığı, 6136 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve ruhsatının bulunmaması nedeniyle de atılı suçların unsurlarının gerçekleştiği anlaşıldığından yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Ancak
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği, sanığın adli sicil kaydında gözüken Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1258 esas 2013/525 karar sayılı ilamı ile verilen ve 29/01/2010 tarihinde kesinleşen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin ilamın UYAP sorgulamasındaki infaz tarihi olan 06/10/2017 tarihi dikkate alınarak daha ağır cezayı içermesi nedeni ile bu hükmün tekerrüre esas alınması gerekirken adli sicil kaydında birden çok mahkumiyeti bulunan sanık hakkında daha hafif cezayı içeren Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/6 Esas sayılı sayılı ilamının tekerrüre esas alınması yasaya aykırı ise de; aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Eleştiri dışında usul ve yasaya aykırılık içermeyen söz konusu hüküm hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
CMK'nun 286/2 maddesi gereğince KESİN olmak üzere,12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)