Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça konu taşınmazın bulunduğu Çaykara İlçesi Taşkıran Mahallesi 163 ada 9 nolu parselin Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile 1.ve 3. derece doğal sit alanı ilan edildiği ve buna ilişkin ilanların usulünce yapıldığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerle tespit edildiği,sanığın savunmasında suça konu yapıyı yaptırdığını ancak sit alanı sınırları içerisinde kaldığını bilmediği yönündeki beyanda bulunmuş ise de Yargıtay'ın benzer kararlarında da vurgulandığı üzere ilan şartının 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmadığı,Yargıtay 12 CD'nin 2016/9338 E.ve 2019/8710 K .nolu ilamında da belirtildiği üzere ilan şartına ilişkin anılan kanun değişikliğine şekli bir anlam yüklenemeyeceği, Yargıtay 12 Ceza Dairesi 06/12/2018 tarih 2017/2195 Esas 2018/11742 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yapı kayıt belgesini ilişkin yasal düzenlemenin 2863 sayılı yasaya tesiri olmayacağı, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği hususu göz önünde bulundurulduğunda yerel mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükmün özünü oluşturan kısa kararda yargılama giderlerinin dökümünün yapılarak açıkça gösterilmeyerek infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmiş olması, (yargılama giderinin kazanılmış hak oluşturmayacağıda gözetilerek) yasaya aykırı ise de 5271 Sayılı Kanunun 280/1 ve 303. maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilebilir nitelikte hata olduğundan istinaf yoluna başvurulan hükmün kısa kararına "Sanık ...'in sarfına neden olduğu 994,00TL keşif gideri, 48,60TL tebligat giderinden ibaret toplam 1.042,60TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına" ibaresinin eklenmesi ibaresinin yazılması suretiyle CMK.280/1 ve CMK.303/1-h maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sayılı CMK'nın 286/2-a. maddesi gereğince kesin olarak 25/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)