Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 13/06/2016 tarih, 2015/15148 Esas 2016/3634 Karar sayılı "...suça konu dikili durumdaki 25 kök kenevirin kök sayısına bağlı olarak, önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, hükümden sonra 18.06.2014 tarihinde kabul edilerek 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanunla 2313 Sayılı Kanun'un 23/5 fıkrasında yapılan "münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki değişiklik tartışılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması..." ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 17/06/2016 tarih, 2015/1793 Esas 2015/2140 Karar sayılı "...sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 18/06/2008 tarihinde evinde ve bahçesinde yapılan aramada ele geçirilen 25 kök hint keneviri ve 5 parça halindeki uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine mahkumiyetini gerektirir yeterli ve kesin delil olmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması..." kararları da nazara alınarak, UYAP veri tabanındaki bilgilere göre;
27/08/2018 tarihinde Of Jandarma Komutanlığını arayarak ismini vermek istemeyen bir şahsın sanığın evinin çevresinde bulunan arazilerde esrar maddesi elde etmek için hint keneviri ekip yetiştirdiği yönünde ihbarda bulunulması üzerine Of Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan arama emri uyarınca 28/08/2018 tarihinde sanığın evinin bahçesinde yapılan aramada 25 kök dişi hint kenevirinin bulunduğu, sanığın aşamalarda alınan savunmasında; Uyuşturucu madde kullandığını ve kendi kullanımı için suça konu hint kenevirlerini ektiğini beyan ettiği, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan uzmanlık raporuna göre numune olarak gönderilen 2 kök hint keneviri bitkisinin THC İhtiva ettiğinin ve esrar elde etmeye elverişli olduğunun, 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkındaki Kanun Hükümlerine tabi maddelerden olduğunun belirtildiği, Yargıtay 10. ve 20 ceza dairelerinin genel olarak içtihatlarında 20 köke kadar hint keneviri bitkisi yetiştirmenin 2313 Sayılı Kanunun 23. Maddesinin 5. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacı ile hint keneviri ekmek suçunu oluşturduğunun kabul edildiği, ancak her suça konu olayın oluş biçimine göre hint keneviri miktarının değişiklik gösterdiği, yukarıda bahsedilen Yargıtay İçtihatlarının da bu doğrultuda olduğu, suça konu olayda da sanığın 2313 Sayılı Kanunun 23. Maddesinin 5. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca esrar elde etmek amacı ile kenevir ekimi yaptığına dair dosyada herhangi bir delil olmadığı, bu nedenle sanığın suça konu eyleminin 313 Sayılı Kanunun 23. maddesinin 5. fıkrasının 1. Cümlesinde düzenlenen münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacı ile hint keneviri ekmek suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanığın üzerine atılı suçtan 2313 Sayılı Kanunun 23/5-2. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu husus yeniden yargılamayı ve olayın daha fazla aydınlanmasını gerektirmediğinden ve 7035 sayılı Kanunun 15. Maddesi ile değişik CMK 280/1-a maddesi delaleti ile CMK 303/1-a maddesinde ön görülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan;
1-Sanık Y... hakkında Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2019 tarih, 2019/362 Esas 2019/641 Karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
2- Sanık Y...’nun Münhasıran Kendi Kullanımı İçin Esrar Elde Etmek Amacıyla Kenevir Ekmek suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 23/5. Fıkrası 2. cümlesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı ve meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak alt sınırdan taktiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçunu ikrarı nazara alınarak TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca artırım ya da indirim maddesi uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
CMK'nın 231. maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması kararı verilceğinden CMK'nın 231/7 maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/1 maddesinde ön görülen seçenek yaptırımlardan birine kanuni zorunluluk gereği çevrilmesine yer olmadığına,
CMK'nın 231. maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması kararı verilceğinden CMK'nın 231/7 maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK.53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın adli sicil kaydındaki ilamların engel teşkil etmemesi, suç nedeni ile oluşan maddi bir zararın olmaması, bir daha suç işlemeyeceği konusunda geçmiş kişiliği ile dairede olumlu kanaat oluşması, sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasının uygulanmasını talep ve kabul etmesi, sanığa verilen sonuç cezanın 2 yıldan az hapis cezası olması gözönünde bulundurularak CMK.nun 231/5-6 maddeleri uyarınca sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK.nun 231/8 maddesi uyarınca sanığın 5 YIL SÜRE İLE DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA, aynı madde uyarınca öngörülen tedbirlerden birinin taktiren uygulanmasına yer olmadığına,
CMK.nun 231/10 maddesi gereğince, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı taktirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilmesi hususunda dava dosyasının re’sen ele alınacağının sanığa ihtarına (İhtar edilemedi.)
CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasten suç işlemesi halinde Dairemizce kurulan hükmün açıklanmasına,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilmesine,
Trabzon Adli Emanetinin 2019/957 sırasında kayıtlı bulunan "1041.4 Gram Hint Keneviri Bitkisi. 759 Gram Hint Keneviri Bitkisi" ile Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının SMS KIM 18-3344 sırasında şahit numunelerin bulundurulması bizatihi suç teşkil ettiğinden TCK 54/4 md.gereğince müsaderesine.
CMK’nın 324 vd. maddeleri gereğince sanığın yargılama aşamasında sarfına neden olduğu 4 adet tebligat gideri karşılığı 63,70 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
Karardan bir suretin mahkemesince sanık müdafiine tebliğine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8-2 ve 268. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak yoluyla veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere ve itiraz yasa yolu açık olacak biçimde, 10/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)