Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan 17/03/2015 tarih ve 2015/1250 soruşturma 2015/37 karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ancak kararda sanığın TCK'nın 191/9 maddesi delaleti ile CMK'nın 171, 173 ve 231. maddeleri uyarınca tebliğden itibaren 15 günlük süre içerisinde karara karşı Rize Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz hakkı olduğunun belirtilmediği, böylece kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanığa usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; itiraz hakkı hatırlatılmadığından, kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bu hali ile kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve beklenmesi gerektiği düşünülebilir ise de, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine 27/03/2016 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinin infazen tamamlandığı ancak erteleme süresi içerisinde TCK'nın 191/4-c maddesi gereğince yeniden uyuşturucu madde kullandığı anlaşılmakla ikinci kez denetime tabi tutulmaması açısından sanığın, hakkında verilen 1 yıllık denetim kararına uyarak denetimi tamamlamış olması sanık lehine değerlendirilmek suretiyle yapılan istinaf incelemesinde;
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; ilamının hüküm kısmında sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına karar verildiği ve "Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin (a),(c),(d) ve (e) bendlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına," şeklinde yazıldığı, Samsun Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin müsaderesine karar verilmesi gerekirken verilmediği anlaşılmakla;
Hüküm kısmındaki TCK'nın 53. Maddesinin uygulandığı paragrafın "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK.53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına." şeklinde düzeltilmesine, hüküm kısmına "Samsun Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine." şeklinde yazılması, hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 13/12/2019 tarihi itibari ile oy birliği ile karar verildi. (¤¤)