Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık A.. K... müdafi Av... istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili sanığın kamu zararını gidermesi nedeniyle hakkında Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına dair yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi talep etmiş ise de; Sanık A..K... soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki birbiri ile tutarlı ve istikrarlı savunmalarında yakalanan otobüste muavin olarak çalıştığını, maddi durumunun iyi olmadığı için kaçak sigaraları satmak için getirdiğini, suça konu sigaraları araca kendisinin yüklediğini ikrar ettiği, sanığın yurda giriş çıkış kayıtlarının sanığın savunmaları ile paralel olduğu, ele geçirilen eşyalar üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ilgili eşyaların gümrüklendirme işlemlerinin yapılmadığı, ele geçirilen eşyaların muafiyet limitinden oldukça fazla olduğu, sanığın suça konu eşyaları gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye soktuğu anlaşıldığı,sanığın soruşturma evresinde 5607 sayılı yasa kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini beyan ettiği,sanığa verilen cezanın miktarı itibariyla CMK 231/5 maddesinin uygulanmasının yasal engel nedeniyle mümkün olmadığı hususları gözetildiğinde yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön saptanamadığından sanık müdafinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Katılan Gümrük idaresi vekilinin istinaf nedenlerinin Dairemizce incelenmesi neticesinde:Sanık H... A.... aşamalarda değişmeyen ve birbiri ile tutarlı savunmalarında, yakalanan otobüsün şoförü olduğunu, Türkiye'den İran'a tekstil malzemesi götürdüğünü, ele geçirilen sigaralardan haberdar olmadığını savunduğu,diğer sanık A...'ın yine aşamalardaki istikrarlı savunmalarında suça konu sigaraların kendisine ait olduğuna dair savunmada bulunduğu, sanıklar arasında iştirak iradesi olduğuna dair sanığın savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın üzerine atılı suçtan beraatine dair yerel mahkeme hükmünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Suçta kullanılan ... plakalı araçta 03/12/2018 tarihli bilirkişi raporu ile zula hacimlerinin olduğu tespit edilmiş ise de; aracın değeri ile yakalanan kaçak eşyaların değeri arasında fazlaca fark olduğu, kaçak eşyaların suçta kullanılan aracın miktar ve hacim bakımından çok küçük bölümünü oluşturduğu, bu şekli ile suçta kullanılan aracın değeri ile suça konu kaçak eşyanın değeri arasındaki fahiş değer farkı gözetildiğinde nakil vasıtasının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağı yönündeki yerel mahkemenin değerlendirmesinin 5607 sayılı yasanın 13.maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı bir yön içermediği anlaşıldığından istinaf talebi bu yönden yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 25/12/2019 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)