Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Müşteki vekili istinaf dilekçesinde özetle; 07/11/2019 tarihli duruşmaya katılamayacaklarına dair mesleki mazeret gönderdikleri halde UYAP sistemine düşmediği ve mahkeme salonundan çağrılmadıkları için yerel mahkemenin duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadıkları gerekçesiyle şikayet hakkının düşmesine dair verdiği hükmün usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İİK'nun 349/6. maddesi gereğince müşteki veya vekilinin duruşmada hazır bulunmasının zorunlu olması karşısında; müşteki vekilinin 07/11/2019 tarihli duruşma için herhangi bir mazeret dilekçesi göndermediği, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada 07/11-2019 tarihli duruşma zaptının oluşturulma saatinin 11:31:06 olduğunun tespit edildiği dolayısıyla sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilen duruşma tutanağı içeriğinin gerçek durumu yansıttığının anlaşılması karşısında müşteki tarafın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması nedeniyle yargılamaya devam edilerek şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bir yön içermediği anlaşıldığından ileri sürülen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
2-Sanıklar müdafiinin hükümden sonra dosyaya sunmuş olduğu 11/11/2019 tarihli lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi talebini içeren dilekçenin vekalet ücreti ile sınırlı istinaf başvuru dilekçesi niteliğinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrasına göre ancak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilebileceği, olayda sanık hakkında düşme kararı verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesince sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı,yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 31/12/2019 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)