Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Trabzon Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı görevlileri tarafından 2013 yılına ait dönemin incelenmesi amacıyla sanığa zorunlu olan defterleri ibraz etmesi için 19.09.2018 tarihli defter ve belge isteme yazısının gönderildiği, söz konusu yazının sanığa 05.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 15 günlük yasal süre içerisinde tutulması zorunlu defter ve belgeleri teslim etmediği, her ne kadar sanık defter ve belgeleri ibraz etmek üzere ek süre talep ettiğini beyan etmiş ise de 26.02.2019 tarihli vergi müfettişi tarafından düzenlenen yazı içeriğine göre sanığın yasal süre içerisinde mazeretine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı ve yasal süre içerisinde sanık tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir süre talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından sanığın ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Sanığın inceleme konusu suçu Tekirdağ 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1126 Esas ve 2017/232 karar sayılı mahkumiyet kararına konu cezası nedeniyle verilen şartlı tahliye tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında işlediği halde, 5275 sayılı yasanın 107/12. maddesi gereğince şartla tahliye kararının geri alınması için ihbar yapılmamış olması hususu bu eksikliğin mahallinde her zaman tamamlanabileceği anlaşılmakla eleştiri konusu yapmakla yetinilmiştir.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 31/12/2019 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)