Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde: Suç tarihinde görevli polis memurları tarafından yapılan aramanın Polis Vazife ve Selahiyat Kanunu 4/A maddesinin 6. fıkrasına göre yapılmadığından usulüne uygun olmadığını ve ele geçen suça konu uyuşturucu maddenin de hukuka aykırı delil olduğunu belirttiği görülmüş ise de; suç tarihinde sanığın üzerinde ve aracında yapılan aramanın Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal olması nedeni ile 11/06/2019 tarihinde verilen yazılı arama emrine göre yapıldığı, sonrasında da Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 12/06/2019 tarih ve 2019/1740 Değişik İş sayılı arama kararı ile el konulan suça konu uyuşturucu madde ile ilgili el koyma kararının onanmasına karar verildiği, böylece yapılan aramanın ve el koymanın usulüne uygun olduğu gözönünde bulundurularak;
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, ilamının hüküm kısmında sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına karar verildiği ve "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına," şeklinde yazıldığı, hüküm kısmının yargılama gideri hakkında karar verilmesi gerekirken verilmediği, dairemizce dosya içeriğinde yapılan incelemede 1 adet tebligat gideri 19,00 TL olduğu anlaşılmakla;
Hüküm kısmındaki TCK'nın 53. Maddesinin uygulandığı paragrafın "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK.53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına." şeklinde düzeltilmesine, hüküm kısmına "Sanığın sarfına sebebiyet verdiği 1 adet 19,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin yasal terkin sınırının altında olması gözetilerek yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına." şeklinde yazılmasına, hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 27/12/2019 tarihi itibari ile oy birliği ile karar verildi. (¤¤)