Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin Dairemizce incelenmesi neticesinde;
Sanık istinaf dilekçesinde özetle; kamunun uğradığı zararın tazmini için mahkemece tarafına süre verilmeksizin mahkumiyet hükmü tesis edildiğini, "yatırmam gereken meblağ bana bilidirilse bu meblağı yatıracağım" şeklinde ifade vermiş olmasına rağmen mahkemece kendisine ihtarat yapılmaksızın hüküm verildiğini, iddianamedeki sevk maddesi ile hükümde gösterilen maddenin uyumsuz olduğunu,Rize Gümrük Müdürlüğünün davaya müdahil olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı olan TAPDK'ın davaya katılma hakkı olduğu halde ilgili kuruma dava ihbar edilmeksizin hüküm kurulduğunu,davada uygulanacak yasa maddesinin yanlış gösterildiğini ileri sürerek hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Fındıklı ilçe Jandarma Komutanlığında görevli ekiplerce, Pazar (Sulh) Ceza Hakimliğinin 2016/694 D.İş sayılı kararı gereğince, 12/11/2016 günü 08:00-20:00 saatleri arasında Fındıklı ilçesi Artvin Rize Karayolu Üzeri Liman Mah. Tır Parkı mevkiinde yaptıkları yol emniyet ve arama faaliyetleri esnasında, güvenlik kontrol noktasına gelen sürücülüğünü A... K...'in yaptığı ... plaka sayılı minibüste sanığa ait valiz içerisinde yapılan aramada; bandrolsüz ve kaçak olduğu değerlendirilen 250 paket Winston marka gürcü menşeili sigaranın ele geçirildiği, ayrıca Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/572 esas sayılı iddianamesi ile 23/11/2016 günü Metro Turizm'e ait araçta usulüne uygun Trabzon 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/10/2016 tarih ve 2016/2388 d.iş sayılı arama kararı gereğince yapılan aramada şüphelinin çantalarında toplamda 1098 paket muhtelif markalarda gümrük kaçağı sigara ele geçirildiğinden bahisle sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmasında ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu, bu sigaraları satmak amaçlı değil kendi kullanımı için satın aldığını, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini, buna ilişkin tebliğ tebellüğün 12/11/2016 tarihinde yapıldığı, ancak olayın heyecanı ile etkin pişmanlıktan yaralanmak için yapması gerekenlerin kendisine söylendiğini hatırlamadığını ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Sanıkta ele geçirilen sigaralar ve içkilerin miktarı göz önünde bulundurulduğunda ticari miktar ve mahiyette olduğu, nitekim Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 13/4/2017 tarih ve 2014/33665 Esas ve 2017/2836 Karar nolu ilamında "...04.10.2012 tarihli olay tutanağına göre, sanığın elinde bulunan poşette şüphe üzerine yapılan aramada dava konusu 200 paket sigaranın ele geçmesi, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında sigarayı içmek için satın aldığını beyan etmesi ile ele geçen sigaranın miktar itibariyle kişisel kullanım kapsamında kalması karşısında ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kaçak sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi..." şeklinde belirtildiği üzere bu miktarın kişisel kullanım sınırı kapsamında kaldığı, bu miktarın üzerinde miktarda sigaralar ve içkilerin yasal muafiyet ve kişisel kullanım sınırlarını aşar nitelikte olduğu, suça konu sigara ve içkilerin yabancı menşeli olup TAPDK bandrollerini taşımadığı sanığın eyleminin 5607 sayılı yasanın 3/18.son delaletiyle 3/5 ve 3/10 maddelerine temas ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/03/2015 tarih ve 2014/7-64 Esas ve 2015/64 K.nolu ilamında "Kaçakçılık suçunun faili hakkında 5607 sayılı Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, soruşturma aşaması sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemesi gerekmektedir. Bu bağlamda ödeme iradesi gösteren şüphelinin etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere bizzat Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatı gerekmekte olup, lehine olan bu kanun maddesinden yararlanmasını sağlamak üzere Cumhuriyet Savcısına bir uyarı görevi verilmemiştir. Diğer bir deyişle, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye etkin pişmanlığın ihtar yoluyla bildirilmesi ve ödenmesi gereken miktar belirtilerek ödeme yapıp yapmayacağı hususunun sorulması zorunluluğu bulunmamaktadır..." ilamı göz önünde bulundurulduğunda birleşen Trabzon 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1001 Esas sayılı dosya yönünden KEMT varakasının 15/12/2016 tarihinde soruşturma evresi tamamlanmadan evvel düzenlendiği, sanığın soruşturma evresi tamamlanıncaya kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemediği, kovuşturma evresinde talimat mahkemesince gümrüklenmiş değerin iki katı olan 17723,24 TL'yi devlet hazinesine ödemek üzere süre talep eden sanığa verilen süreye rağmen söz konusu meblağı ödemediği, asıl dava dosyası olan Pazar(Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/211 Esas sayılı dava dosyasında ise KEMT varakasının 06/12/2016 tarihinde soruşturma evresi tamamlanmadan evvel düzenlendiği, sanığın kolluk ifadesinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini tarafına makul bir ödeme planı sunulması halinde belirtilen tutarı ödeyeceğini beyan etmesine karşın sanığın soruşturma evresi tamamlanıncaya kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemediği, kovuşturma evresinde mahkemece 5607 sayılı yasanın 5/2 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden sanığın yararlanabilmesi için KEMT varakasında belirtilen gümrüklenmiş değerin 2 katı kadar tutarı ödemek isteyip istemediği hususunun sanıktan sorulması için mahal mahkemesine talimat yazılmasına karşın sanık hüküm verilinceye kadar herhangi bir ödemede bulunmadığından mahkemece sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön saptanamadığından sanığın ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
2-Katılan Gümrük İdaresi vekili Av....'nın ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesi neticesinde;
Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 2018/18119 Esas ve 2019/31262 Karar sayılı 09/05/2019 tarihli ilamında "...Katılan Gümrük İdaresi lehine tek bir vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken birleşen dosya ve ana dosya için katılan Gümrük İdareleri lehine ayrı ayrı vekalet ücreti tesisi Yasaya aykırı..." şeklinde belirtildiği üzere yerel mahkemece ana dosya ve birleşen dosyada katılan Gümrük İdaresi lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan katılan idare vekilinin istinaf talebi bu yönden yerinde görülmemiştir.
3-O yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesi neticesinde;
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, sanığın suçunun niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf başvurusunun reddine,
Ancak;
Sanığa sübut bulan suçu nedeni ile verilen 3 yıl hapis cezasından TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında ceza artırımı yapılırken, 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine, maddi hata yapılarak 3 yıl 12 ay hapis cezası yazılıması,
Hukuka aykırı ve sanığın istinaf talebi bu sebeple yerinde görüldüğünden Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a, 303/1-f ve madde bendleri uyarınca,
Hüküm fıkrasının ikinci paragrafındaki:
"Sanığın eylemini değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştirdiği anlaşıldığından cezası 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak 3 YIL 12 AY HAPİS VE 22 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, duruşma tutunaklarına yansıyan olumsuz bir halinin bulunmaması, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nun 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 3 YIL 4 AY HAPİS VE 18 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında belirlenen cezada artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında belirlenen adli para cezasının bir gün karşılığı olarak 20,00 TL takdir olunarak toplam ceza miktarının mahkum olunan gün sayısı olan 18 gün ile çarpılması neticesinde 360,00 TL olarak belirlenmesine, cezanın taksitler halinde ödenmesine yer olmadığına," ibaresi hükümden çıkartılarak, yerine,
"Sanığın eylemini değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştirdiği anlaşıldığından cezası 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılarak 3 YIL 9 AY HAPİS VE 112 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, duruşma tutunaklarına yansıyan olumsuz bir halinin bulunmaması, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nun 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS VE 93 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında belirlenen cezada artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında belirlenen adli para cezasının bir gün karşılığı olarak 20,00 TL takdir olunarak toplam ceza miktarının mahkum olunan gün sayısı olan 93 gün ile çarpılması neticesinde 1.860,00 TL olarak belirlenmesine, cezanın taksitler halinde ödenmesine yer olmadığına," ibaresi yazılmak suretiyle HÜKÜM DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 09/01/2020 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)