Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık E.. D... hakkında, işlediği sabit olan "Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Satma, Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, kamu davasına esas teşkil eden iddianamede sanık hakkında sevk maddesi olarak talep edilmemesine ve yargılama sırasında da sanığa CMK'nun 226. Maddesi uyarınca ek savunma hakkı ve süresi verilmemesine rağmen, TCK.nun 58/6-7-8 Maddeleri ve 5275 sayılı kanunun 108/3. Maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmış ise de; T.C. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 30/04/2018 tarihli, 2017/14131 esas, 2018/7887 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanığa, 12/11/2019 tarihli duruşmada nüfus ve adli sicil kaydının okunması ve sanığın okunan nüfus ve adli sicil kaydını kabul etmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK.nun 58. Maddesinden ek savunma ve hakkı tanınmamış olsa da, sanığın adli sicil kaydı konusunda beyanı alındığından, bu husus esasa etkili olmayıp eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanık E.. D... hakkında işlediği sabit olan "Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Satma, Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamın bulunması ve hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine yönelik karar verilmiş olması nedeniyle, Mahkeme tarafından sanık hakkında verilen 5 ay süreli hapis cezası ile ilgili TCK.nun 50, 51, CMK.nun 231. Maddelerinin uygulanmamış olduğu anlaşılmış ise de; bu hususa mahkemenin gerekçeli kararında uygulanmamasına yönelik gerekçe gösterilmek suretiyle değinilmemiş olması eleştiri konusu yapılmıştır.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında eleştiri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık E.. D... hakkında işlediği sabit olan "Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Satma, Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamın bulunması ve hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine yönelik karar verilmiş olması nedeniyle, Mahkeme tarafından sanık hakkında verilen 5 ay süreli hapis cezası ile ilgili TCK.nun 50, 51, CMK.nun 231. Maddelerinin uygulanmamış olduğu anlaşılmış ise de; bu hususa mahkemenin gerekçeli kararında uygulanmamasına yönelik gerekçe gösterilmek suretiyle değinilmemiş olması,
Kanuna aykırı görüldüğünden, duruşma açılarak ve davanın yeniden görülmesini gerektirmediğinden, CMK'nun 280/1-a ve 303.maddeleri gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (A) bölümünün 7. Paragrafından sonra gelmek üzere; "Sanığın adli sicil kaydında birden fazla ilamının bulunması, bu ilamlardan birisinin sanık hakkında 2. Kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasında esas alınması nedeniyle kanunen TCK'nun 50, 51 CMK'nu 231. Maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde yazılmak suretiyle düzeltilmesine,
Hükmün diğer kısımları aynen kalmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 07/01/2020 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)