Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak; sanığın savunmasında özetle; yeğeni B... Ö...'ün mağdur R... D... ile daha önceden tanıştıklarını, mağdur R... ve bazı arkadaşlarının yeğeni B...'ü tehdit ettiklerini duyduğunu, bu konuda sinirlendiğini, mağdur R...'ın telefon numarasını aldığını ve kendisini olay günü aradığını, daha sonra aracına binmesini söylediğini, biraz alkollü olduğunu, kendisi ile yeğeni hakkında konuşmak istediğini söylemesi, mağdurun da beyanında özetle; sanığın araçta daha önceden B... ile aralarında yaşanan sıkıntılar nedeniyle konuşmaya başladığını söylemesi, şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi nazara alınarak, sanık tarafından beyan edilip mağdur tarafından da doğrulanan şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek TCK.nun 29. Maddesi gereğince asgari seviyede haksız tahrik hükümlerini uygulanması gerektiği gözetilmeden bu yönde uygulama yapılmayarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Hususları hukuka aykırı olup, sanığın istinaf başvurusundaki ileri sürdüğü nedenler bu bakımdan yerinde görülmekle, bu aykırılığın düzeltilmesi için duruşma açılması gerekmediğinden, 5271 sayılı CMK'nun 7035 sayılı yasa ile değişik 280/1-a, 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak;
Hükmün 1. Fıkrasından sonra gelmek üzere; "Sanığın haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlediği kabul edilerek cezasının TCK’nun 29. maddesi uyarınca tahrikin ağırlığına göre takdiren 1/4 oranında indirilerek 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin eklenmesine,
Hükmün 2. Fıkrasındaki "1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine " 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI" ibaresinin yazılmak suretiyle düzeltilmesine,
Hükmün "Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının miktarı itibariyle yasal imkansızlık bulunduğundan TCK'nun 50. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki 5. Fıkrasının "Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının miktarı itibariyle yasal imkansızlık bulunduğundan ve sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan sanığın pişman olduğu yönünden Dairemizde olumlu kanaat oluşmadığından takdiren TCK'nun 50. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde yazılmak suretiyle düzeltilmesine,
Hükmün "Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin olması ile şartları oluşmadığından ve sanığın suç işlemeyi alışkanlık haline getirmesi, suç ortamından uzaklaşmaması dikkate alınarak sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair CMK 231 maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA" şeklindeki 6. Fıkrasının "Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan hem yasal imkansızlık bulunduğundan hem de sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda Dairemizde olumlu kanaat oluşmadığından takdiren TCK'nın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair CMK 231 maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA" şeklinde yazılmak suretiyle düzeltilmesine,
Hükmün diğer kısımları aynen kalmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/2.a maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 25/12/2019 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)