Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1-A) maddesinde; "Sanık hakkında tayin olunan 4.000-TL adli para cezasının dosyaya yansımış olan ekonomik durumu ile diğer şahsi ve sosyal halleri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK' nun 52/4 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren BİRER AY ARA İLE 10 EŞİT TAKSİTLE TAHSİLİNE, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının TAHSİL EDİLECEĞİNİN İHTARINA," karar verilmiş olup, TCK'nun 52/4. Maddesi uyarınca; "Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir" şeklindeki ihtarat bölümünün hükmün devamına yazılmadığı anlaşılmış olup; bu husus,
Kanuna aykırı görüldüğünden, duruşma açılarak davanın yeniden görülmesini gerektirmeyen bu hususun, CMK'nun 280/1-a ve 303. maddeleri gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1-A) maddesinde; "Sanık hakkında tayin olunan 4.000-TL adli para cezasının dosyaya yansımış olan ekonomik durumu ile diğer şahsi ve sosyal halleri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK' nun 52/4 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren BİRER AY ARA İLE 10 EŞİT TAKSİTLE TAHSİLİNE, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının TAHSİL EDİLECEĞİNİN İHTARINA," bölümünün aynen muhafazası ile devamına "Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve düzeltilmiş bu şekli ile İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 26/12/2019 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)