Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Kısa kararın 10/10/2019 tarihinde Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bir başka suçtan hükümlü olan sanığın yüzüne karşı verildiği, Dairemizce dosya içerisinde ve UYAP sisteminde yapılan araştırmada sanığın süre tutum dilekçesi vermediği, sanığın 25/10/2019 tarihinde hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığı ile istinaf başvuru dilekçesini mahkemesine sunduğu, böylece sanığın süresi içerisinde istinaf başvuru dilekçesi vermediği ve Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli ek kararı ile sanık M..Ç...'nın istinaf talebinin süresi içinde yapılmadığından reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 17/10/2019 tarih, 2019/5217 Esas 2019/15856 Karar sayılı "...duruşma salonunda hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen 15.04.2015 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde, CMK'nın 263'ncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 28.04.2015 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede..." şeklindeki kararı doğrultusunda dosya incelendiğinde sanığın duruşmada hazır edildildiği ve kısa hükmün açıklandığı 10/10/2019 tarihli celsede kısa hüküm açıklandıktan sonra "tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunduğu yer Asliye Ceza Mahkemesine dilekçe verilerek yahut zabıt katibine sözlü beyanda bulunup bu beyanın tutanağa geçirilip Hakim onayına sunulması şartıyla sözlü bildirimde bulunularak veyahut ceza infaz kurumundan mahkememize hitaben gönderilecek bir dilekçe ile Trabzon Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yasa yolu açık olmak üzere" hususunun sanığa tefhimle bildirildiği, sanığa "cezaevi aracılığı ile vereceği istinaf başvuru dilekçesi ile" istinaf yoluna başvurabileceği hususunun belirtilmediği, bu nedenle istinaf başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerektiği gözönünde bulundurularak istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından;
Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli, 2019/739 esas, 2019/1342 karar sayılı ek kararının usul ve esasa aykırı olduğu görülmekle; bu EK KARARIN KALDIRILMASINA,
Sanık M..Ç...'nın 25/10/2019 tarihli istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığının KABULÜNE, karar verilmekle; CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 07/01/2020 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)