Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi;
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafi istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili sanığın Orman İşletme şefliğinin kesim yapmaya izin verdiği bölüm içerisinden ağaç kesiminin gerçekleştiğini,sanığın ağaç kestiği bölümün bir kısmını kesimden önce bir kısmını ise kesimden sonra ihale ile satın aldığını yerel mahkemenin sanık hakkında kurduğu mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükmün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerledirildiğinde:
Somut olayda, Şalpazarı İlçesi Sinlice Mevki sınırları içerisinde bulunan 250 nolu bölmenin devlet ormanı sayılan alanlardan olduğu ve orman kadastrosunun 28/11/2011 tarihinde kesinleştiği,ağaç kesiminin 101 ada 1 nolu parselde yapıldığı,kesilen ağaçlara ait kök kısımlarının arazide olduğunun görüldüğü,ağaçların keşif tarihinden yaklaşık bir yıl önce ve motorlu testere kullanılarak kesildiği tespit edildiği, sanık yargılama safhasında ve istinaf aşamasında suça konu ağaçları kestiğini ancak bu ağaçları kesmek için izin aldığını,kesim yapılacak alanının kendisine orman işletme şefi tarafından gösterildiğini buna istinaden ağaç kestiğini beyan etmişse de Şalpazarı Orman İşletme Şefliğinden gelen cevabi yazılara göre sanığa Şalpazarı İlçesi 255-1 nolu bölmede 340 ağacın kesimi için izin verildiği tutanak tanıkları E..K... ve Ö..Ç...'ın tanık sıfatıyla alınan beyanlarında suça konu olan 22 adet ağacın, kesimi için izin verilen 340 adet ağaç içerisinde yer almadığı,bu durumun tanıklar tarafından sanığa söylenildiği ancak sanığın suça konu ağaçları kesmek sureti ile üzerine atılı suçu işlediği tutanak mümzi tanıkların anlatımları ve 13.03.2018 tarihli aksi sabit oluncaya kadar geçerli suç tutanağı içeriği, orman bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön saptanamadığından sanık müdafinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında açılan kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289.maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Bu bağlamda; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/2. maddesi uyarınca ve kesin olmak üzere 08/01/2020 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. (¤¤)