Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 12/09/2017 tarih ve 2015/8522 Esas 2017/4391 Karar sayılı "... Olay tarihinde sanıkların iki ayrı poşette net 429 gr esrar maddesi ile yakalanmalarından sonra soruşturmanın olağan seyrinde sanıkların ikametlerinde arama yapılacağı dikkate alındığında sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezasında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca indirim yapılması..." ve Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 18/02/2016 tarih 2015/14870 Esas 2016/958 Karar sayılı "...Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri üzerine sanığın evinde yapılan arama sonucunda saklanan uyuşturucu maddelerin bulunacağı gözetilmeden, "arama yapılmadan önce, tuvalet lavabo aynasının arkasına gizlenmiş haldeki eroinin sanık tarafından teslim edilmesi" gerekçe gösterilerek, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır...." şeklindeki kararları doğrultusunda dosya incelendiğinde; 11/09/2019 tarihinde saat 21:08 sıralarında 155 ihbarı olarak sanığın Gümüşhane Açık Cezaevinde yattığı, ihbarcı şahsın da Gümüşhane Açık Cezaevinden aradığı, sanığın Diyarbakır'a izne gittiği, gelirken yanında uyuşturucu madde getireceği yönünde ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine aynı gün saat 21:30 sıralarında sanığın gelebileceği araçların değerlendirilerek Gümüşhane Sulh Ceza Hakimliği'nin 15/09/2019 tarih 2019/732 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden cezaevi kavşağında Diyarbakır'dan gelebilecek araçlar üzerinde çalışma yapıldığı ancak sanığa rastlanılmadığı, 12/09/2019 tarihinde ise sanığın kendi adına kayıtlı araç olmadığından abisi A..S...'a ait ... plakalı araç ile gelmiş olabileceği değerlendirilerek Gümüşhane il giriş ve çıkışı ile merkezinde çalışmalara başlanıldığı, ... plakalı araca Hasan Bey caddesi üzerinde rastlanıldığı, bir süre takip edilmesi üzerine sanık tarafından aracın Gümüş Otel arkasına park edildiği, sanığın araçtan inerek bir süre yaya olarak gezdiği, tekrar araca binerek Bayburt istikametine doğru devam ettiği, sanığın bu şekilde şüpheli hareket etmesi üzerine aracın durdurulduğu, sanığın yapılan kaba üst aramasında ve aracın gözle görülür yerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı ancak sanığın şüpheli hareketlerine devam etmesi üzerine sanığa arama kararı alınarak detaylı arama yapılacağının bildirildiği, bunun üzerine sanığın aracın arka kısmında bulunan yedek lastik içerisine suça konu uyuşturucu maddeyi sakladığını görevli polis memurlarına beyan ettiği, böylece sanık hakkında 11/09/2019 tarihindeki ihbar, ihbar sonucu sanık hakkında araştırmalara başlanılması, bir gün sonra sanığın şüpheli hareketler ile ve tespit edilen araç ile görülmesi ve son olarak sanığa detaylı arama yapılacağını söylememeleri üzerine sanığın suça konu uyuşturucu maddenin yerini söylemesi gözönünde bulundurulacak olursa sanığın suça konu uyuşturucu maddenin yerini söylemediği taktirde soruşturmanın olağan seyrine göre Sulh Ceza Hakimliği'nden veya gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeni ile Cumhuriyet Savcısından yazılı arama kararı alınacağı, bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinde belirlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya uygun olduğu,
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, ilamının hüküm kısmında yargılama gideri olarak "Dosya kapsamında yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına." şeklinde karar verilmiş ise de; dosya kapsamından araştırıldığında sanık için yapılan yargılama giderinin adli tıp gideri 1.500,00 TL olduğu anlaşılmakla;
İlamın hüküm kısmının yargılama gideri bölümünün "Sanığın sarfına sebebiyet verdiği Adli Tıp Rapor masrafı 1.500,00 TL olan yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına " şeklinde değiştirilmesine, hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Sanığın tutukluluk Durumu Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Sanık A..S...'ın üzerine atılı suçlamayla ilgili suçun niteliği, mevcut delil durumu, işin önemi, sanığın serbest bırakılması halindeki kaçma ihtimalinin bulunması, tutuklulukta geçen süre, verilen ceza miktarı da dikkate alındığında orantılılık (ölçülülük) ilkesine aykırı bir durumun bulunmaması, isnat edilen suçun CMK'nun 100/3'te sayılan katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı görülmekle CMK'nun 100/3.a.8, 102/2 maddeleri uyarınca sanık A..S...'ın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, CMK'nın 107. maddesi uyarınca yakınlarına durumun bildirilmesine, CMK'nun 268/3-e maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, sanığın cezaevinde bulunduğundan tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İtiraz yolu açık olmak üzere;
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunanlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde hükmü veren Dairemize verilecek gerekçeli temyiz dilekçesi (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 295/1. Maddesi gereğince temyiz başvurusunda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi üzerine temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilmesi gerektiği hususunun bilinmesi gerektiğine) veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde zabit katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere Temyiz yolu açık olmak üzere 07/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)