Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan 10/01/2018 tarih ve 2017/4743 soruşturma 2018/10 karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, verilen bu kararın sanığa 26/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın tebliğden itibaren de karara karşı 15 günlük itiraz hakkının bulunduğu ancak sanığa kararın tebliğinin ve tebliğden itibaren de 15 günlük itiraz hakkının beklenilmeden kararın 12/01/2018 tarihinde sanık hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için dosyanın Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ayrıca Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararında sanığın TCK'nın 191/9 maddesi delaleti ile CMK'nın 171, 173 ve 231. maddeleri uyarınca tebliğden itibaren 15 günlük süre içerisinde karara karşı Rize Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz hakkı olduğunun belirtilmediği, böylece kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanığa usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; sanığa itiraz hakkı hatırlatılmadığından ve kararın sanığa tebliğ edilmesi ile tebliğden itibaren 15 günlük itiraz hakkı beklenilmediğinden kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bu hali ile kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve gerçekleşmesinin beklenmesi gerektiği düşünülebilir ise de, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine 02/02/2019 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinin infazen tamamlandığı ancak erteleme süresi içerisinde TCK'nın 191/4-c maddesi gereğince yeniden uyuşturucu madde kullandığı anlaşılmakla ikinci kez denetime tabi tutulmaması açısından sanığın, hakkında verilen 1 yıllık denetim kararına uyarak denetimi tamamlamış olması sanık lehine değerlendirilmek suretiyle yapılan istinaf incelemesinde;
Sanık hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 16/05/2019 tarih 2019/4 soruşturma 2019/908 esas sayılı iddianamede sanık hakkında TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsadere talebinde bulunulmadığı ancak Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca suça konu uyuşturucu maddeden alınan 1,9 gram ve 2,0 gram olmak üzere 2 adet şahit nunumenin ve Rize Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2019/12 sırasında kayıtlı 13,8 gram yeşil renkli bitki parçalarının olduğu, Rize 3 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/09/2019 tarih, 2019/298 Esas 2019/631 Karar sayılı ilamında da, emanet ve şahit numuneler hakkında TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsadere kararı verilmediği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 10/09/2018 tarih, 2015/11216 Esas 2018/8424 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere bu hususta müsadere davasının mahallinde her zaman açılabileceği ve bu hususta bir karar verilmesinin de mümkün olduğu hususu gözönünde bulundurularak,
Sanık hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 16/05/2019 tarih 2019/4 soruşturma 2019/908 esas sayılı iddianamede sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasının talep edilmediği ancak sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 tarih 2016/386 Esas 2016/452 Karar sayılı 05/12/2016 tarihinde kesinleşen ilamının 2. kez tekerrüre esas olduğu halde sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesinin uygulanma ihtimaline binaen sanığa CMK 226 maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek 2. Kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmadığı anlaşılmış ise de; aleyhe istinaf olmadığından sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmaması eleştiri konusu yapılmıştır.
Eleştiri konusu yapılan husus dışında sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; ilamının karar başlığı kısmında suç tarihi olarak "19/07/2017" tarihinin yazıldığı fakat suç tarihinin teselsülün sona erdiği "05/12/2018" tarihi olduğu, ilamın hüküm kısmının yargılama gideri bölümünde "Bu yargılama için yapılan 1 adet davetiye gideri 16,20 TL yargılama giderinin terkin sınırında kalması nedeniyle kamu üzerinde bırakılmasına" karar verildiği, ancak Dairemizce dosya üzerinde yapılan incelemede yargılama giderinin tebligat gideri 48,00 TL ve adli tıp raporu gideri 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.548,00 TL olduğu anlaşılmakla;
İlamın karar başlığı kısmına suç tarihi olarak 19/07/2017 yazan tarihin "05/12/2018" olarak değiştirilmesine, ilamın yargılama gideri bölümünde "Bu yargılama için yapılan 1 adet davetiye gideri 16,20 TL yargılama giderinin terkin sınırında kalması nedeniyle kamu üzerinde bırakılmasına" şeklinde yazan kısmın "Sanığın sarfına sebebiyet verdiği 3 tebligat gideri 48,00 TL ve Adli Tıp Raporu gideri 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.548,00 TL'nin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına" şeklinde değiştirilmesine hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 14/01/2019 tarihi itibari ile oy birliği ile karar verildi. (¤¤)